(6762 S. K. m. 1301) (818 S. K. m. 58) (1086 S. K. m. 275)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içerisinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araç üzerine, davalının maliki olduğu binanın çatısından kar düşmesi neticesinde hasara uğradığını belirterek, sigortalısına ödediği 4.079, 00 TL'nın, dava gününden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, zaman aşımı def'inde bulunup, müvekkilinin, binanın gerekli bakım ve onarımlarını yaptığını, aşırı kar yağışı ve mücbir sebepten dolayı meydana gelen olayda kusur atfedilemeyeceğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre, zaman aşımı def'i reddedilerek, B.K.'nun 58. maddesi uyarınca, bina maliki davalının hasardan sorumlu olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne, 4.079.00 TL'nın dava gününden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosya içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, TTK.'nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
HUMK'nun 275. ve takip eden maddeleri uyarınca, çözümü özel ve teknik bilgiye dayanan konularda ihtisas sahibi kişilerin vereceği rapor esas alınarak hüküm kurulması gerekir. Sonucu açık ve belirli durumlar ayrık olmak üzere, trafik kazalarında kusur oranının ve hasarın tespiti de uzman bilirkişi aracılığıyla yapılmalıdır.
Somut olayda, kusur oranı ve hasar miktarını belirlemede yeterli olmadığı anlaşılan, trafik polis memuru, inşaat mühendisi ve kadastro teknisyeni kişilerin düzenlediği raporun hükme esas alınması doğru değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
O durumda mahkemece, seçilecek kusur ve hasar uzmanı makine mühendisi bilirkişiden kusur ve hasar yönünden ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak, sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istem halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 01.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy