(2918 S. K. m. 48) (6762 S. K. m. 1281) (1086 S. K. m. 284) (Karayolları Trafik Yönetmeliği m. 97) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları A.5. Teminat Dışında Kalan Zararlar) (YHGK. 23.10.2002 T. 2002/11-768 E. 2002/840 K.) (YHGK. 02.03.2005 T. 2005/11-81 E. 2005/118 K.) (YHGK. 14.12.2005 T. 2005/11-624 E. 2005/713 K.)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin maliki, davalının kasko sigortalısı olan 34 EF 7998 plakalı aracın, tek taraflı trafik kazası sonucu hasarlanıp pert olduğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 25.000, 00 TL hasar tutarının, kaza gününden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, sigortalı 34 EF 7998 plakalı araç sürücüsünün alkollü olduğunu belirtip, kazanın alkolün etkisi ile meydana geldiğinden söz ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna davanın kısmen kabulü ile 18.500, 00 TL'nin 22.01.2008 gününden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan sigortalı tarafından sigorta şirketine karşı açılmış tazminat davasıdır.
2918 s. KTK'nun 48. maddesinde; alkollü içki alması sebebiyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir.
Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin, Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı başlıklı 97. maddesinde, alkollü içki almış olması sebebiyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, konu ile ilgili olan b-2 bendinde, alkollü içki almış olarak kandaki alkol miktarına göre araç sürme yasağı kenar başlığı altında; alkollü içki almış olarak araç kullandığı tesbit edilen sair araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları açıklanmıştır.
Ayrıca, Motorlu Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.5.5. maddesinde; Taşıtın, uyuşturucu maddeler veya Karayolları Trafik Yasası uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararların sigorta teminatı dışında olduğu belirtilmiştir.
Bununla birlikte, Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.5.5. maddesinin dayanağını teşkil eden KTK'nun 48. maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında, alkollü içki almış olması sebebiyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup, aynı maddenin 2. fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 97. maddesinde, yukarda anılan kanun hükmü tekrarlandıktan ve müteakip, uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne biçimde saptanacağı belirlendikten sonra, yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin kanuni dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin kanuna aykırı bir biçimde genel şart olarak kabulü de mümkün değildir.
O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Sair bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir halde hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK'nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurlarında olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin saptanması durumunda, oluşan hasar poliçe teminatı dışında kalacağından davanın reddine, aksi halinde kabulüne karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir. (YHGK 23.10.2002 tarih ve 2002/11-768-840; YHGK 7.4.2004 tarih ve 2004/11-257-212; YHGK 2.3.2005 tarih ve 2005/11-81-118; YHGK 14.12.2005 tarih 2005/11-624-713 s. ilamları)
Somut olayda; yargılama sırasında makine mühendisi, sigorta hukukçusu ve emniyet görevlisi bilirkişi kurulundan alınan 20.01.2009 günlü raporda, davacı sürücüsü A. Y.'un kaza sırasında alkollü olmadığı, kazanın alkolün etkisi altında meydana gelmediği belirtilmiş ise de, mahkemece verilen ara kararına rağmen bilirkişi heyetinde nöroloji uzmanı bulunmadığından, rapor yukarda açıklanan ilkeler karşısında hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu halde mahkemece, kaza tespit tutanağı mümzileri dinlendikten sonra oluş şekli ve hastane kayıtları ve dosyada mevcut bütün deliller birlikte değerlendirilmek üzere, içerisinde nörolog doktorun da bulunduğu İstanbul Teknik Üniversitesi veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan, yukarda sözü edilen ilkeler ışığında, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelip gelmediğinin, alkol dışındaki başka etkenlerin de rol oynayıp oynamadığının tereddüde yer vermeyecek biçimde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak, varılacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istem halinde temyiz eden davalı Güneş Sigorta AŞ'ye geri verilmesine 04.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy