(2918 S. K. m. 109) (818 S. K. m. 41, 45) (765 S. K. m. 455)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların sürücüsü ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın çarpışması sonucunda oluşan kazada müvekkilinin desteğinin öldüğünü, bu sebeple zarar gördüğünü ve daha önce açtıkları kısmi davanın da kabul edildiğini ileri sürerek, karşılanmayan 16, 515 TL destek tazminatının temerrüt faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili, zamanaşımı definde bulunmuş, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalıya tebligat yapılmış, davaya cevap verilmemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı sigorta bakımından davanın zamanaşımı sebebiyle reddine, sair davalı bakımından ise davacının destekten yoksun kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 15, 515 TL'nin olay gününden itibaren temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Sözleşmesine dayalı tazminat istemine ait olup, mahkemece davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiş ise de; 2918 sayılıKTK'nın 109/2. maddesindeki, davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğmuş olması ve Türk Ceza Kanunu'nun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri içerisinde geçerli olacağına dair hükmü uyarınca, davalı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı hakkında ceza zamanaşımının uygulanması gerekli olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda meydana gelen kazada ölüm nedeniyle, eylem TCK'nın 455. maddesi kapsamında suç oluşturmaktadır. Nitekim davalı sürücü hakkında anılan maddeye göre ceza davası açılmış ve sanık olarak davalı mahkum olmuştur.
Bu durumda, kazanın 11.11.2003 gününde meydana gelmesi ve bu davanın 24.04.2007 gününde açılmış olması nedeniyle, zamanaşımı dolmadığı için davalı sigorta bakımından da davanın esasına girilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına bozulmasına, peşin alınan harcın istem halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 08.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy