(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya ait, müvekkili şirkete trafik sigortalı aracın, dava dışı alkollü ve ehliyetnamesiz sevk ve idaresinde iken karıştığı trafik kazası sonucu, zarar gören karşı aracın kasko sigortacısına poliçe kapsamında 3.190.00 TL tazminat ödendiğini belirterek, bu meblağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre, sigortalı araç, sürücü belgesiz ve kusur durumuna göre, sigortalı araç, sürücü belgesiz sürücü tarafından kullanılırken kazanın meydana geldiği, davacının zarar görene ödediği tazminatı kusur oranında davalı sigortalısından rücu hakkının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.292.50 TL'nin, 25.09.2007 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ise davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalının tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, trafik sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TTK.'nda düzenlenen ve mutlak ticari işlerden olan sigorta sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, mahkemece, talep gibi, avans faiz oranına hükmetmek gerekirken, yasal faize karar verilmesi doğru değil, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalının tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 2. paragrafındaki yasal ibaresi hükmünden çıkarılarak yerine avans ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1.55 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda dökümü yazılı 127.30 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 31.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy