(2004 S. K. m. 245, 277, 282, 283)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davacı Girişim Varlık Yönetim A.Ş (Türk Ekonomi Bankası) ile davalı C. N. vekillerince temyiz edilmiş, davalı C. N. vekilince de duruşma talep edilmiş, olmakla duruşma için tayin edilen 2.3.2010 Salı günü davacı Kuveyt Türk Efkaf Finans Kurumu A.Ş vekili Av. Celal Aksu geldi. Davacılar Girişim Varlık Yönetim A.Ş (Türk Ekonomi Bankasından temlik olan ) İflas Masasına izafeten İflas İdaresi ile davalılar ve dahili davalıdan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı Kuveyt Türk Efkaf Finans Kurumu A.Ş dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı Türk Ekonomi Bankası vekili tarafından davalılardan Avcı Metal Demir Çelik San. ve Tic. A.Ş., Avcı Demir Çelik Ürünleri Tic. Ltd. Şti., A. A., C. A. ve Veysel Avcı'nın müvekkiline olan borcu sebebiyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil mallarının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile Avcı Metal Demir Çelik San. ve Tic. A.Ş., Avcı Demir Çelik Ürünleri Tic. Ltd. Şti. ve A. A.'nın kendilerine ilişkin taşınmazları davalılardan B. C.'a sattıklarını, onun tarafından ise 1160 ada 1235 ve 1238 s. parseller ile 937 ada 264 s. parselin davalılardan C. N.'na satıldığını bir kısım taşınmazlarını ise borçluların borcu sebebiyle AnadolubankA.Ş.'ye ipotek verildiğini öne sürerek yapılan tasarrufların iptali isteği ile açılan dava dosyası ile davacı Kuveyt Türk Evkaf Finans Kurumu tarafından aynı tasarruflara ait olarak aynı kişiler aleyhine açılan dava dosyası birleştirilmiş ve tasarrufa konu edilen 159 ada 3 no.lu parselin en son maliki Z. N. davaya dahil edilmiş, yargılama sırasında borçlu davalıların iflas etmeleri sebebiyle iflas idaresi davacı sıfatı ile davaya katılmış, Girişim Varlık Yönetimi A.Ş. davacılardan Türk Ekonomi Bankası A.Ş.nin alacağını temlik alarak davaya katılmıştır.
Davalılardan Avcı Metal Demir Çelik San. ve Tic. A.Ş., Avcı Demir Çelik Ürünleri Tic. Ltd. Şti., A. A., C. A., C. N. ve Anadolu Bankası A.Ş. vekilleri davanın reddini istemişler, sair davalılar cevap vermemiştir.
Mahkemece tasarrufa konu taşınmazların düşük bedelle ve kısa aralıklarla satılmaları sebebiyle davanın kabulüne ve 3068 ada 6 ve 7, 3062 ada 15, 16, 17 ve 18 no.lu parsellerin B. C.'a intikaline ve Anadolubank A.Ş. lehine ipotek tesisine ilişkin, 1160 ada 1235 ve 1238 no.lu parsellerin B. C.'a ve ondan C. N.'na intikaline, 159 ada 3 no.lu parselin B. C.'a, ondan Adana Demir Çelik San. Ltd. Şti. ve ondan da Z. N.'a intikaline 937 ada 264 s. parselin B. C.'a ondan da C. N.'na intikaline, 923 ada 14 s. parselin 19 no.lu bağımsız bölümün B. C.'a ondan da C. N.'na intikaline dair tasarrufların takip konusu alacak ve ferilerini geçmemek üzere iptali ile davalılardan tahsili ile iflas idaresine verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan C. N. ile davacı Girişim Varlık Yönetim A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosya içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına, İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali davalarında borçlunun iflas etmiş olması halinde iptal davasını açma hakkı iflas idaresine geçmesine, somut olayda tasarrufu yapan borçlu davalılar Avcı Metal Demir Çelik San. ve Tic. A.Ş., Avcı Demir Çelik Ürünleri Tic. Ltd. Şti. ve A. A.'nın iflaslarına karar verilmiş ve İİK.nun 245. maddesi uyarınca iflas idaresi davaya davacı sıfatı ile katılmış ve davayı takip etmiş olması sebebiyle hükmün iflas idaresi lehine kurulmuş olmasında usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına ve kararda yazılı sair gerekçelere göre Girişim Varlık Yönetim A.Ş. vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davalılardan C. N.'nun temyiz itirazlarına gelince; İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptal edilmesineait davalar aynı kanunun 282. maddesi uyarınca borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimselerle bunların mirasçıları aleyhine açılır. Kural bu olmakla birlikte yine anılan bu hükme göre davada kötü niyet sahibi üçüncü kişilerde davalı olarak gösterilebilir. Üçüncü kişinin borçludan satın aldığı malı elinden çıkarması ve dördüncü kişinin iyi niyetli olması halinde yine aynı kanunun 283/2 maddesi uyarınca üçüncü kişi malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında sorumlu tutulur. Somut olayda davalılardan C. N. doğrudan borçlu ile hukuki muamelede bulunan kişi değil, satışlarının iptali istenilen taşınmazları üçüncü kişi davalı B. C.'dan satın alan dördüncü kişidir. Bu davalı hakkındaki davanın kabul edilebilmesi, dolayısıyla onun yaptığı tasarrufun iptali ancak kötü niyetli olduğunun kanıtlanması durumunda mümkündür. Dördüncü kişi yönünden bedel farkı ve yakın tarihlerdeki satış başka delillerle desteklenmediği takdirde tek başına iptal sebebi sayılamaz. Ayrıca aynı tasarrufla ilgili olarak bir başka alacaklı tarafından açılan davada da davalı C.'un iyi niyetli olduğu belirtilerek hakkındaki dava reddedilmiş ve Yargıtay'dan geçerek kesinleşmiştir. Bu halde davalı C. N.'nun kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından hakkındaki davanın reddine, İİK.nun 283. maddesine göre davanın bedele dönüştüğü dikkate alınarak davalı B. C.'ın taşınmazları elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davalılardan C. N. hakkındaki davanın da kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gibi davaya konu edilen Döşeme mahallesi 923 ada 14 no.lu parsel üzerindeki 19 no.lu bağımsız bölüm davalı C. N.'na satılmadığı ve halen davalı B. C. adına kayıtlı olduğu durumda davalı B. C. tarafından C. N.'na satılmış gibi hüküm kurulmuş olması da doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan sebeplerle Girişim Varlık Yönetim A.Ş.nin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no.lu bentte açıklanan sebeplerle davalılardan C. N. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile aleyhindeki hükmün BOZULMASINA duruşmada vekille temsil olunmayan davalı Ç. N. yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istem halinde temyiz eden davacı ve davalı C. N.'na geri verilmesine 02.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy