(818 S. K. m. 179) (2004 S. K. m. 8, 44, 97/A, 99)
Dava: Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı (alacaklı) vekili, İzmir 21. İcra Müdürlüğü'nün 209/9212 Esas sayılı dosyasında yazılan talimat uyarınca, Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2009/209 Talimat sayılı dosyasında yapılan 20.11.2009 günlü haczin borçlu adına kayıtlı iş yerinde yapıldığını, borç tarihinden sonra burasının borçlu şirketin çalışanı olan üçüncü kişiye evrak üzerinden devredilmiş gibi gösterildiğini, alacaklıdan mal kaçırmaya çalıştıklarını, mahcuzun borçluya ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (üçüncü kişi ve borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, üçüncü kişinin borçlunun eski faaliyet adresinde takip tarihinden önce 01.06.2009'da faaliyete başladığı, burayı mülk sahibinden kiraladığı, İİK. nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin üçüncü kişi yararına olduğu, ispat yükü altında olan alacaklının karinenin aksini kanıtlamaya elverişli delilleri sunamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK. nun 99. maddesi uyarınca açtığı istihkak iddiasının reddi davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz, ödeme emrinin de tebliğ edildiği borçlu şirketin ticaret sicilde kayıtlı Mecidiyeköy'deki iş yerinde yapılmıştır.
İİK. nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olup, İcra Müdürlüğü'nün İİK. nun 99. maddesini uygulaması, ispat yükünün yer değiştirmesi sonucunu doğurmayacaktır. İspat yükü altında olan üçüncü kişinin dayandığı vergi levhası ve adi nitelikteki kira sözleşmesi karinenin aksini kanıtlamaya elverişli değildir.
Öte yandan, davalı üçüncü kişi 2006/8-2007/7. dönemleri arasında borçlu adına kayıtlı haciz adresinde, 2007/10-2009/5. dönemleri arasında ise yine borçlunun Ostim'de iş yeri adresinde sigortalı olarak çalışmıştır. İİK. nun 8/son maddesi uyarınca, aksi sabit oluncaya kadar geçerli haciz tutanağı içeriğinden üçüncü kişinin haciz adresindeki malları borçlu şirketten satın aldığı yönünde beyanının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda takibe dayanak senetlerin keşide edilmesinden sonra, borçlu şirkette sigortalı olarak çalışan üçüncü kişiye alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı iş yeri devri yapıldığının kabulü ile istihkak iddiasının reddi gerekir. Kaldı ki devir gerçek kabul edilse bile İİK. nun 44. maddesindeki gereklerin yerine getirildiği iddia ve ispat edilememiştir. BK.nun 179. maddesi gereğince devralan da 2 yıl süre ile işletmenin borçlarından sorumlu olacaktır.
Davanın kabulü yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı biçimde davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine, 14.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy