(818 S. K. m. 41, 43, 47) (1086 S. K. 74) (2918 S. K. m. 98, 99) (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları (ZMSS) B.2- Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi, B.3- Sigortacının Halefiyeti)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davalılar vekilince istenmiş, davalı Güneş Sigorta A.Ş tarafından duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 12.04.2011 Salı günü davacılar tarafından gelen olmadı. Davalı Z. K. geldi. Diğer davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı Z. K. dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacılar vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacı A. ve Z.'nin yaralandığını, davacı Ö.'e ait aracın da hasarlandığını açıklayıp fazlaya dair haklarını saklı tutarak davacı Ö. için 8.000 TL araç hasarı, davacı Zeki için 5.000 TL manevi tazminat, 500 TL tedavi gideri, davacı A. için 3.000 TL manevi tazminatın davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili 10.3.2010 havale tarihli dilekçe ile davalı sigorta şirketinden araç hasarından dolayı 6.000 TL tahsil edildiğini bildirmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili ile diğer davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile davacı Ö. için aracında oluşan 13.245 TL hasar bedelinden davalı sigorta şirketinin ödediği 6.000 TL mahsup edilerek bakiye 7.245,48 TL araç hasar bedelinin davalılar Z. ve A.'ten kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı Zeki'nin 344,21 TL tedavi gideri isteminin feragat nedeni ile reddine, 155,79 TL tedavi giderinin ise davalılar Z. ve A.'ten kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı Z. için 5.000 TL, A. için 3.000 TL manevi tazminatın davalılar Z. ve A.'ten kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı sigorta şirketi vekili ve davalı A. ile Z. tarafından temyiz edilmiştir.
1 - Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı sigorta şirketi vekili ile davalı A. ve Z.'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2 - Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükme esas alınan 14.9.2009 tarihli bilirkişi raporunda, hasara uğrayan davacı Özlem'e ait araçtaki toplam parça ve işçilik bedeli hesaplanmış, ancak aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, pert-total kabul edilip edilemeyeceği hususu bilirkişi raporunda tartışılmamıştır. Bu hali ile rapor hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Bu durumda mahkemece, İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kurumlardan seçilecek hasar uzmanı bilirkişi kurulundan, davacıya ait aracın hasar ve tamir bedeli tesbit edilmeli, tamirinin ekonomik olup olmadığı belirlenmeli, tamiri ekonomik değil ise, aracın 2. el piyasa değerinden hurda (sovtaj) değeri indirilerek gerçek zarar miktarı hesaplattırılması için ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3 - Davacılar vekili tarafından, davacı Zeki için 5.000 TL, A. için 3.000 TL manevi tazminat talep edilmiş, mahkemece manevi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmiştir.
Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önüne alarak hükmedeceği manevi tazminatın adalete uygun olması, zenginleşme aracı olmaması , özendirici nitelikte bulunmaması gerekir.
Somut olayda, tarafların yaşları, yaralanma dereceleri, ekonomik sosyal durumları, duyulan acı gibi nedenler dikkate alındığında, davacı A. yönünden manevi tazminat şartları oluşmadığından talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetli olmadığı gibi, davacı Z. için hükmedilen manevi tazminat miktarı da yüksek düzeyde olup yukarıda açıklanan ilkeler nazara alınarak manevi tazminattan bir miktar indirim yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir.
4 - Davacı Ö. vekili dava dilekçesinde, tam kusura dayalı olarak ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak araç hasar bedeli olarak 8.000 TL tazminat talep etmiş, yargılama aşamasında da dava dilekçesini ıslah etmediği gibi ek dava açmamıştır. Davalı Güneş Sigorta A.Ş, 21.6.2007 tarihinde dava açıldıktan sonra davacı Ö.'e 29.6.2007 tarihinde poliçe limiti ile sınırlı olarak 6.000 TL ödeme yapmış olup bu husus mahkemenin de kabulündedir.
Hal böyle olunca, mahkemece taleple bağlı kalınarak 8.000 TL hasar bedelinden, ödenen 6.000 TL mahsup edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken HUMK.nun 74 maddesine aykırı olarak talep edilmeyen 13.245,48 TL hasar bedelinden 6.000 TL ödeme mahsup edilerek 7.245,48 TL'ye hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
5 - Kabule göre de;
a- Davalı Güneş Sigorta şirketince tanzim edilen sigorta poliçesi getirtilmeli, kaza tarihi itibariyle poliçe limiti tesbit edilmeli, poliçe limiti 6.000 TL olduğu takdirde davalı sigorta şirketi yargılama sırasında poliçe limitini ödediğinden bu davalı hakkında açılan "dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde hüküm kurulması,
b- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 98/1 ve 99/1 maddeleri ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde, sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür. Buna göre, ödenen miktar bakımından, temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmiş ise, gerçekleşme tarihinden ödeme tarihine kadar, gerçekleşmemiş ise, dava tarihinden ödeme tarihine kadar 6.000 TL üzerinden diğer davalılar ile birlikte yasal faize hükmedilmesi gerekirken,
c- Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.b/3. maddesi uyarınca, sigortacı yargılama giderleri ile avukatlık ücretini ödemekle yükümlü olup hükmolunan tazminat sigorta bedelini (sigorta limitini) geçerse, sigortacı bu masrafları sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde ödeyeceği hüküm altına alınmıştır. O halde, davalı sigorta şirketinin harç, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden, sigorta bedelinin (limitinin) hükmolunan tazminata oranı dahilinde sorumlu tutulması gerekirken diğer davalılarla birlikte tamamından müteselsilen sorumlu tutulması doğru olmadığı gibi davalı sigorta şirketi manevi tazminattan sorumlu olmadığından manevi tazminatla ilgili harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden de diğer davalılarla birlikte sorumlu tutulması isabetli olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davalı sigorta şirketi vekili ile davalı A. ve Z.'nin sair temyiz itirazlarının reddine, 2, 3, 4, 5 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekili ile davalı A. ve Z.'nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar A., Z. ve sigorta şirketine geri verilmesine 12.04.2011 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy