(2709 S. K. m. 141) (2004 S. K. m. 44, 96, 97/A, 99) (1086 S. K. m. 388)
Dava: Taraflar arasındaki istihkak ve istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine birleştirilen davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı- k. davalı alacaklı A. K. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davalı alacaklı vekili. Anamur İcra Müdürlüğünün 2005/353 Sayılı takip dosyasından 15.4.2005 tarihinde haczedilen kavak soyma makinasıyla ilgili borçlunun kardeşi davalı S. S.'in istihkak iddiasında bulunduğunu mahcuzun borçluya ait olması sebebiyle davalı üçüncü kişinin istihkak iddiasının İ.İ.K.44. madde gereğince reddi ile kötüniyet tazminatının tahsilini, birleşen davanın reddini dava ve talep etmiştir.
Davalı-Birleşen davanın davacısı S. S. vekili, davaya konu kavak makinasını 28.11.2001 tarihinde aldıklarını, borçlunun dükkanıyla müvekkilinin dükkanının farklı olduğunu, belirterek davanın reddini kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini, birleştirilen dava yönünden ise aynı takip dosyasında 15.4.2005 tarihli haciz tutanağının 2. sayfasındaki hızar makinası, planya bileme makinası ve 9 ton kavak ve küçük kantarın müvekkilleri S. ve M. S.'e ait olması sebebiyle istihkak iddiasının kabulüyle haczin kaldırılmasını dava ve talep etmiştir.
Borçlu tebligata rağmen savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, yapılan keşif dinlenen tanık beyanları ve toplanan delillere göre; davaya konu kavak soyma makinasının davalı üçüncü kişinin atölyesinde haczedildiğinden mülkiyet karinesinin davalı üçüncü kişi yararına olduğu aksinin davacı alacaklı tarafından ispatlanamadığından davacının davasının reddine, davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalıların tazminat isteminin reddine, birleştirilen davanın kabulüne 15.4.2005 tarihli Sanayi Sitesi A Blok No:13 adresinde haczedilen menkuller üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davacı-birleşen dosyanın davalısı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Esas dava İ.İ.K.99. madde gereğince alacaklı tarafından açılmış üçüncü kişinin istihkak iddiasının kaldırılması, birleştirilen dava ise İ.İ.K.96 ve devamı maddeleri gereğince üçüncü kişi tarafından açılmış istihkak davasına ilişkindir.
Esas dava yönünden haczin davalı üçüncü kişinin adresinde yapılmış olması sebebiyle mülkiyet karinesinin davalı üçüncü kişi yararına olduğunun kabulü doğru olmakla birlikte; haciz tutanağında beyanı bulunan site bekçisinin, davaya konu kavak soyma makinasının borçlunun dükkanından davalı üçüncü kişi abisinin dükkanına taşındığını söylediği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, davalı borçlu ve üçüncü kişi S. S.'in faaliyete başlama tarihleri, faaliyet adresleri ve davalıların ortaklığı olup olmadığının tesbiti bakımından vergi dairesi, ticaret odası ve zabıtadan araştırma yapılması, davaya konu makinaya ait 30.11.2001 tarihli fatura aslının faturayı düzenleyen şirketten istenmesi ve gerektiğinde şirket yetkilisinin tanık olarak dinlenmesi ve faturadaki makine ile haczedilen makinanın aynı makine olup olmadığı yönünden keşif yapılması ve uzman bilirkişiden alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
Birleştirilen dava yönünden ise dava kabul edilmiş olmakla birlikte gerekçesi açıklanmamıştır. Bu durum mahkeme kararlarının gerekçeli olması gereğini düzenleyen Anayasanın 141 ve H.U.M.K.nun 388. maddesine aykırıdır. Birleştiren davada, davaya konu mahcuzlar borçlunun adresinde haczedildiğinden İ.İ.K.97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Karinenin aksi bakımından dinlenen tanık beyanları yeterli olmadığı gibi, davaya konu mahcuzların borcun doğumundan sonra borçlu tarafından davacı babası ve abisine satıldığı 31.3.2005 tarihli fatura ve 12.4.2005 tarihli yoklama fişinden anlaşıldığından borçlu ile davacılar arasında mal kaçırma amacıyla yapılan muvazaalı işlemlerin iyiniyetli alacaklının hakları etkilemiyeceği gerekçesiyle birleştirilen davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü de isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı-birleşen davanın davalısı alacaklı A. K. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davacı-birleştirilen dosyanın davalısı alacaklı A. K.'a iadesine, 03.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy