(2004 S. K. m. 96, 97, 97/A)
Dava: Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı 3. kişi vekili, Kadıköy 1. İcra Müdürlüğünün 2009/20649 Esas sayılı dosyasından 28.9.2009 tarihinde haczedilen iki adet gözlük standı, dört adet gözlük rafı, bir adet koltuk ile 24.12.2009 tarihinde haczedilen dört adet bilgisayar, fotokopi, faks ve bulaşık makinasının müvekkiline ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulüyle haczin kaldırılmasına %15 tazminatın tahsili dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı ile borçlunun birlikte çalıştığını, haczin eczanenin optik kısmında yapıldığını, davacının 24.12.2009 tarihli hacizde icra kefili olarak dosya borcunu yatırdığını hacizler fek edildiğinden davanın konusuz kaldığını belirterek davanın reddiyle kötüniyet tazminatının tahsilini savunmuştur.
Davalı borçlu eczane ile ilgisinin olmadığını belirtmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; haciz sırasında bulunan belgeler, dinlenen davalı tanıklarının beyanları ile davacının borçluya kefil olmasından takip borçlusu ile davacı arasında iş ortaklığının bulunduğunun anlaşıldığı, davacı tarafından sunulan belgelerin iddiasını kanıtlamak için yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, takibin durdurulmasına karar verildiğinden mahcuzların değeri olan 5.250,00 TL'nin %40 oranında 2.100,00 TL tazminatın davacıdan tahsili ile davalı alacaklıya verilmesine karar verilmiş hüküm davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İ.İ.K. 96 ve devamı maddeleri gereğince açılmış 3. kişinin istihkak davasına ilişkindir.
İ.İ.K. 97/a maddesi gereğince bir taşınır malı elinde bulunduran kimse onun maliki sayılır. Borçlu ile 3. şahısların taşınır malı birlikte ellerinde bulundurmaları halinde dahi mal borçlu elinde addolunur. Bu karinenin aksini ispat külfeti iddia eden kişiye düşer. İstihkak davacısı malı ne surette iktisap ettiğini ve borçlunun elinde bulunmasını gerektiren hukuki ve fiili sebep ve hadiseleri göstermek ve bunları ispat etmekle mükelleftir.
Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme hüküm vermeye yeterli olmayıp, dinlenen davalı tanıkları soyut içerikli davacı ile borçlunun iş ortaklığının kabulünü gerektirecek nitelikte değildir.
Somut olayda davacı 3. kişinin davaya konu hacizlerin yapıldığı Rıhtım Caddesi ...adresinde 1.2.2002 tarihinden beri eczacı, 27.2.2006 tarihinden beri de optisyen olarak faaliyet gösterdiği eczane ve optisyen ruhsatından anlaşılmaktadır. Borçlu ise davacı 3. kişinin bir üst katında Rıhtım Caddesi numara:...adresinde optikçi olarak faaliyetini sürdürmektedir. Davacı 3. kişi faaliyet adresinde 28.9.2009 ve 24.12.2009 tarihinde haczedilen 2 gözlük standı, 4 gözlük rafı, 1 koltuk, 4 bilgisayar, 1 fotokopi makinası, 1 adet faks ve 1 adet bulaşık makinasının kendisine ait olduğunu belirterek istihkak iddiasında bulunmuş ve delil olarak fatura ve ticari defterlerini bildirmiştir halde davacı tarafından sunulan faturaların asılları, faturayı düzenleyen şirketlerden istenerek gerektiğinde faturayı düzenleyen şirketlerin yetkilileri de tanık olarak dinlenmeli, faturaları düzenleyen şirketler ile davacının ticari defteri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmalı ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
Diğer yandan kural olarak istihkak davasını borçlu açamaz. Davacı 3. kişi ile borçlunun sıfatının birleşmesi halinde davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle reddi gerekir. Bu sebeple davacı 3. kişi tarafından Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/243 Esas sayılı dosyası ile kefilliğinin geçerli olmadığı iddiası ile açılan menfi tesbit davasının sonucu beklenerek davacının aktif husumet ehliyetinin değerlendirilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi de doğru değildir.
Kabule göre de; davacı 3. kişinin istihkak iddiasında bulunduğu mahcuzların değeri (28.9.2009 tarihinde haczedilen iki adet gözlük standı 400,00 TL, dört adet gözlük rafı 1600,00 TL bir adet koltuk 50,00 TL ile 24.12.2009 tarihinde haczedilen dört adet bilgisayar 1200,00 TL, fotokopi 600,00 TL, faks 150,00 TL ve bulaşık makinası 250,00 TL) 4.250,00 TL olduğundan İ.İ.K. 97/13. madde gereğince bu miktar üzerinden %40 olan 1.700,00 TL tazminata ve 510,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken mahcuzların değerinin 5.250,00 TL olarak belirlenip bu miktar üzerinden tazminat ve vekalet ücreti hesaplanması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davacı 3. kişiye geri verilmesine, 19.4.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy