(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın 13.2.2007 tarihinde çalındığını, davalının 2.11.2007 tarihinde 32.000.00 TL'lık kısmi ödeme yaptığını belirterek, ıslahla arttırılmış bakiye 13.000.00 TL asıl alacak, 7.100.00 TL ana alacağa işlemiş faiz, 1.900.00 TL bakiye alacağa dava tarihine kadar işleyen faiz olmak üzere toplam 22.000.00 TL'nin, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, sigortalının, gerekli belgeleri ibraz etmediğini, yapılan mutabakat uyarınca, aracın 38.000.00 TL rayiç değerinden 32.000.00 TL'nin 27.9.2007 tarihinde dain mürtehin bankaya ödendiğini, trafikten çekme belgesi, çalınmıştır kaşeli ruhsat ve maliyeden aracın vergi borcu olmadığına dair yazı ibraz edildikten sonra bakiye 6.000.00 TL'nin ödenebileceğini, diğer talepleri kabul etmediklerini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, 6.000.00 TL asıl alacak ile bu bedelin 2.11.2007 temerrüt tarihinden dava tarihine kadar işlemiş 587.51 TL avans faizinin, asıl alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle, davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-) Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı tarafından imzalanan, Tarafıma ödenecek olan KDV dahil 38.000.00 TL'lık araç değerine mutabık olduğumu, bununla ilgili olarak Aksigorta A.Ş.'nden başka bir hak talebinde bulunmayacağımı kabul ve taahhüt ederim. yazılı belgeye itibar edilerek, tazminat miktarı ve temerrüt tarihi belirlenip hükmedilmiş ise de; davacı vekili 3.3.2009 tarihli cevaba cevap dilekçesinde, müvekkiliyle mutabık kalınan bir bedel bulunmadığını ve herhangi bir mutabakatname imzalamadığını bildirmiştir.
Bu durumda mahkemece, söz konusu mutabakat belgesi altındaki imzanın davacı sigortalıya ait olup olmadığı hususunda taraf delilleri toplanıp, gerektiğinden uzman bilirkişi aracılığıyla imza incelemesi yapılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
2-) Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davacıyla davalıya iadesine, 10.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy