(2004 S. K. m. 143, 277)
Dava: Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı borçlu H. H. D.'in alacaklısından mal kaçırmak amacıyla Isparta, Yalvaç, 349 Ada, 1 parsel, 592 Ada, 105 parselde kayıtlı taşınmazlarını 18.6.2008 ve 10.6.2008 gününde babası davalı A. İ. D.'e sattığını belirterek tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalılar H. H. ve A. İ. D., davacı tarafından takip edilmeyen davayı takip ettiklerini tasarrufun borçtan önce yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre takip konusu borcun devir işlemlerinden sonra doğduğunu, davacının borcun tasarruf gününden önce doğduğuna dair herhangi bir iddia da bulunmadığı gibi aksine dava dilekçesi içeriğinden borcun tasarruf gününden sonra doğduğunu açıkça bildirmesi karşısında davanın önşart gerçekleşmemesi sebebiyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için iptali istenen tasarrufun borçtan sonra yapılması ve aciz belgesinin ibraz edilmesi gereklidir.
Somut olayda 15.8.2008 kendi günlü çeke dayalı borcun 10.6.2008 günlü tasarruftan sonra doğduğu dava dilekçesinde de bunun açıkça bildirildiği belirtilerek dava reddedilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına ve dava dilekçesine uygun düşmemektedir.
Dava dilekçesinde tasarrufların takipten ve takip konusu çekin vadesinden yaklaşık iki ay önce vadenin yaklaşmakta olduğunun bilinciyle yapıldığı iddia edilmektedir. Kural olarak çeklerde vade bulunmaz. Ancak ticari hayatta ileri gün atılarak çek düzenlendiği ve yaygın biçimde kullanıldığı bilinen bir vakıadır. Temyiz dilekçesinde de takip konusu çekin borçlu ile davacı arasındaki ticari ilişki sebebiyle tasarruftan önce vadeli olarak verildiği iddia edildiğinden bu konuda davacıya çekin keşidesine neden olan temel ilişki konusunda delillerinin bildirmesi için süre verilmeli, bildirilecek deliller toplandıktan sonra borcun doğum tarihi belirlenmelidir. Sair yandan takip dosyası kapsamından borçlunun mal beyanı dilekçesinde bildirdiği araçları 29.12.2009 ve 13.1.2009 günlü haciz tutanaklarıyla fiilen haczedildiğinden davacıya İİK.nun 143. madde gereğince kesin aciz vesikası sunması için uygun süre verilmeli, sunulması halinde davanın esası incelenmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve kanuna uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istem halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 30.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy