(2004 S. K. m. 36, 96, 97) (6762 S. K. m. 69) (1086 S. K. m. 438)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı 3. kişi vekili, İstanbul 3 İcra Müdürlüğünün 2005/19176 Esas sayılı dosyasından, davacının borçludan satın aldığı ancak borçlunun faaliyetine devam edebilmesi için borçluya kiraya verdiği taşınır malların 18.11.2005 tarihinde haczedildiğini, İİK.nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan istihkak davasının kabulü ile söz konusu haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçlunun adresinde yapıldığını, davacı ve borçlunun birlikte danışıklı hareket ettiklerinden davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemenin davanın kabulüne ilişkin ilk kararı, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 13.11.2008 tarih, 2008/1439 Esas ve 2008/17485 karar sayılı ilamı ile, haczin borçlu adresinde yapıldığından mülkiyet karinesinin borçlu dolayısı ile alacaklı yararına olduğu, davacının hacizli malların kayıtlı olduğunu ileri sürdüğü ticari defterlerinin kapanış tasdiki olmadığından TTK.nun 69. maddesi gereğince lehine delil olamayacağı ve borcun doğumundan sonra borçlunun mallarının davacıya satılması ve bilahare kiralanmasının alacaklılardan mal kaçırma amacına yönelik olduğundan davanın reddi gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacı 3. kişinin davasının reddine ve davalı alacaklı yararına tazminata karar verilmiş; hüküm, davacı 3. kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Dava 3. kişinin İİK.nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı 3. kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. İİK.nun 97/3. maddesine göre Takibin talikine karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına (İİK.Md.97/13) karşı davacıdan 36. maddede gösterilen teminat alınır. hükmü öngörülmüştür. Anılan madde gereğince mahkemece teminat alınarak takibin ertelenmesi kararı verilmişse, haczedilen mal veya hakka ilişkin takip işlemleri ertelenmiş sayılır. Ancak takip işlemlerinin ertelenmiş sayılması için, İİK.nun 97/3. maddesi uyarınca alacaklının muhtemel zararı karşılığı 36. maddede gösterilen teminatın alınması zorunludur. İcra Mahkemesince takibin ertelenmesine karar vermiş olmasına karşın 3. kişiden teminat alınmasını kararlaştırmamış veya karar altına almış olsa bile bu teminat 3. kişi tarafından yatırılmamışsa, İcra Müdürlüğü takibe devam eder. Çünkü böyle bir durumda istihkak davası yüzünden alacağın tahsilinin geciktiğinden söz edilemez.
Somut olayda, mahkemece takibin ertelenmesine karar verilmiş olmasına rağmen teminat belirlenmediğinden davacının %40 tazminatla sorumlu tutulmasına ilişkin İİK.nun 97/13. maddesi koşulları alacaklı yararına oluşmamıştır. Bu nedenle davacının tazminatla sorumlu tutulması doğru değildir.
Öte yandan dava konusu takibin alacaklısı Sadi İnanoğlu olduğu ve davacı tarafça da yargılama sırasında bu husus tavzih edilmesine rağmen karar başlığında davalı alacaklı olarak İnanoğlu Kimyevi Maddeler İç ve Dış Tic. Ltd. şirketinin yazılması da hatalıdır.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davacı 3. kişi vekilinin yerinde görülmeyin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. nolu bette açıklanan nedenlerle karar başlığındaki İnanoğlu Kimyevi Maddeler İç ve Dış Tic. Ltd. ibaresinin çıkartılarak yerine "Sadi İnanoğlu isminin yazılmasına ve hüküm fıkrasının 2. bendinin tümünün hükümden çıkartılmasına hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,55 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3. kişiden alınmasına 26.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy