(2004 S. K. m. 277, 280, 283) (1086 S. K. m. 438)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içerisinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, davalı borçlu İ. K.'nin alacaklısından mal kaçırmak amacıyla 45 U 3876 plakalı aracın 2.10.2006 gününde davalı M. Ç.'a sattığını belirterek tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı İ. K. vekili, dava konusu aracın ekonomik sıkıntı sebebiyle 16.000 TL'ye satıldığını, davanın süresinde açılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı M. Ç. davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre taraflar arasındaki satış işleminin İİK.nun 280. madde gereğince alacaklıya zarar verme kastıyla yapıldığı gerekçesiyle davanın kabule, dava konusu 45 U 3876 plakalı araçla ilgili 2.10.2006 gününde yapılan satışın iptal edilmesine karar verilmiş, hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277. ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1- Dosya içeriğine kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, 2.7.2009 günlü haciz tutanağının geçici aciz belgesi niteliğinde bulunmasına, davalılar arasındaki akrabalık bağı sebebiyle davalı 3. kişinin borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olduğunun anlaşılmasına, satılan aracın halen borçlu ve ailesi tarafından kullanılmasının hayatın olağan akışına uygun bulunmamasına, ticari işletme niteliğindeki devir sebebiyle ve davanın İİK.nun 280/1 madde gereğince süresinde açılmış olmasına göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- İİK.nun 283/1 madde gereğince dava sabit olduğu takdirde alacaklı, davaya konu mal üzerinde cebri icra yoluyla hakkını alma yetkisini elde eder. Bu tür davalarda harç, borç miktarı ile dava konusu tasarrufun değeri karşılaştırılarak az olan değer esas alınarak hesaplanmalıdır.
Somut olayda dava konusu tasarrufun takip konusu alacak ve ferileriyle sınırlı olarak iptal edilmesine karar verilmesi gerekirken bu konuda bir sınırlama yapılmaması, yine ilam karar harcının tasarruf değerine göre daha az olan borç miktarına göre hesaplaması gerekirken tasarruf değerine göre hesaplanması doğru değil, bozma sebebi ise de, bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün bu konularda düzeltilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan sebeplerle davalıların yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) no.lu bentte açıklanan sebeplerle hüküm fıkrasının 1 satırına davanın kabulüne ibaresinden sonra gelmek üzere Selendi İcra Müdürlüğünün 2009/408 Esas s. takip dosyasındaki alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere cümlesinin eklenmesine, 3. paragrafın hükümden tamamen çıkarılarak yerine 239,09 TL karar ilam harcından peşin alınan 101,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 137,79 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irad kaydına cümlesinin yazılmak suretiyle hükmün HUMK'nun 438/VII maddesi gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 112,66 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına 12.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy