(2004 S. K. m. 143, 277)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, davalı borçlu M. F. aleyhine icra takibi yaptıklarını borcu karşılayacak mal bulunamadığını bu sebeple dava konusu taşınmazın sair davalı İ.'ya satışına ait tasarrufun iptal edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı tarafça alınan aciz belgesinin iptal edilmesine karar verildiği ve kararın kesinleştiği bu sebeple davanın ön koşulunun ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK'nın 277 vd maddelerine dayalı olarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından sunulan 09/02/2006 günlü aciz belgesinin Konya 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 05/06/2009 gün ve 2009/712-763 s. ilamı ile iptal edilmiş ve iptal kararı kesinleşmiş buna göre de mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Tasarrufun iptali davasını elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunan alacaklı açabilir. (İİK.m.277) Bu husus, dava şartı olup, hâkim görevi gereği doğrudan gözetmek zorundadır.
Somut olayda, davacı tarafından dosyaya sunulan İİK'nın 143. maddesi gereğince alınmış kesin aciz belgesi yukarda belirtilen mahkeme kararı ile iptal edilmiştir. Ancak davanın dayanağı olan takipte borçlu tarafından mal beyanı verilmemiş olmakla birlikte Karaman İcra Müdürlüğünün 2005/3719 esas s. takip dosyasına verilen 30/09/2005 günlü mal beyanı dilekçesinde 4 adet taşınmazdan başka mal bildirilmemiş ve borcu ödeme imkanı bulunmadığı belirtilmiştir. Bu mal beyanı dilekçesinde belirtilen taşınmazların da 02/03/2009 günlü kıymet takdirleri sonucu toplam 2.881 YTL değerde oldukları da dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. 07/12/2005 günlü haciz sırasında haczi kabil mala rastlanmadığı ve 03/07/2009 günlü hacizde de borçlunun boşanma ilamı ibraz ettiği haciz tutanakları ile sabittir. Hal böyle olunca yalnızca dosyadaki kesin aciz belgesinin iptal edilmesine dayalı olarak ve mal bulunamaması sebebiyle tutulan haciz tutanaklarının geçici aciz belgesi niteliği taşıyıp taşımadığı değerlendirilmeden yazılı biçimde davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istem halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 19.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy