(818 S. K. m. 41, 42, 43) (1086 S. K. m. 283, 284)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı-k.davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 15.06.2010 günü davacı-k.davalı ......Sigorta A.Ş. vekili Avukat S.A. ile davalı-k.davacı Özcan geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca davalı adına kayıtlı ve idaresinde bulunan aracın çarpması nedeniyle aracın ağır hasar gördüğünü, onarımının ekonomik olmaması nedeniyle 47.000.-TL. araç bedelinin ödendiğini, sovtajın 19,000.-TL. satıldığını, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası tarafından ödenen 8.000.-TL'nin mahsubu ile kalan 20.000.-TL. tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı karşı davacı vekili, kusur oranının kabul etmediklerini, davacı şirkete sigortalı aracın kırmızı ışıkta geçerek kazaya neden olduğunu, müvekkiline ait aracın onarımının ekonomik olmaması nedeniyle hurda olarak satıldığını belirterek 3.500.-TL. tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davacı karşı davalıdan tahsilini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalının kırmızı ışık ihlali yaptığı ve tam kusurlu olduğu gerekçesi ile karşı davanın reddine, davacının davasının kabulü ile 20.000.-TL. tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı karşı davacıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı karşı davacı Özcan vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dosyada mevcut kaza tespit tutanağında, davalının kavşaklarda geçiş önceliğine uymaması nedeniyle tam kusurlu olduğu belirtilmiş, sürücülerin hazırlık soruşturması sırasında alınan ilk ifadelerinde ise her ikisi de kavşakta kendilerine yeşil ışığın yandığını belirtmişlerdir. Mahkemece mahallinde yapılan keşif sonunda, trafik polisi bilirkişiden alınan raporda kırmızı ışıkta geçen sürücü belirlenememiş; kırmızı ışıkta geçen sürücünün tam kusurlu olacağı belirtilmiş, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise kaza tespit tutanağına itibar edildiği belirtilerek davalının kırmızı ışıkta geçmesi nedeniyle tam kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda ayrıntılı değerlendirme yapılmamış olup bu hali ile rapor hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Mahkemece olay yeri kavşağa ait sinyalizasyon sistemi getirilerek araçların seyir yolu, çarpışma noktası, çarpışma noktasına kadar kat ettikleri mesafe, hasarlı bölümleri dikkate alınarak konusunda uzman İTÜ veya Karayolları Fen Heyeti'nden seçilecek bilirkişi heyetinden tarafların kusur oranlarının belirlenmesi için ayrıntılı, denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi, tarafların kusur oranlarının tam olarak belirlenememesi halinde eşit oranda kusurlu olduklarının kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı karşı davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı Özcan vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 750,00.-TL vekalet ücretinin davacı-k.davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı-k.davacıya verilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalık davacıya geri verilmesine 15.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy