(2004 S. K. m. 96)
Dava: Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı 3. kişi vekili, davalı alacaklı tarafından borçlu aleyhine Antalya 3. İcra Müdürlüğünün 2006/14751 Esas sayılı dosyasından yapılan takipte, alınan talimat ile Kemer İcra Müdürlüğünün 2006/1246 Tal. sayılı dosyası üzerinden 28.5.2009 tarihinde yapılan haciz işleminde, borçlu ile ilgisi olmayan ve müvekkiline ait kuyumcu dükkanındaki altınların haczedildiğini ileri sürerek, mahcuzların müvekkiline aidiyetine ve teslimine (haczin kaldırılmasına) karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı 3. kişi ile borçlunun açık bir muvazaa içerisinde bulunduklarını, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuş ve davacı aleyhine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı borçlu, davacının yanında bir yıl çalıştığını, duruşma için Kemer'e geldiği için davacının işyerine uğradığını, bu sırada haciz yapıldığını savunmuş, bilahare; 26.10.2009 tarihli dilekçesinde, alacaklı vekili tarafından kendisi üzerinden davacı 3. kişiye komplo kurduklarını, alacaklı vekiline davacının işyerine geleceğini söylediğini, bunun üzerine işyerine gittiğinde hacze gelindiğini, mahcuzların davacıya ait olduğunu belirtmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre; davalı borçlunun haciz yapılan işyeri ile irtibatının devam ettiği, davacı ile borçlunun muvazaalı bir devir ve işbirliği içinde oldukları, davalı borçlunun icra takibinden ve borçtan kurtulmak için işyerini 2007 yılı başında davacıya devrettiği, ancak, haciz tarihine kadar işyerinde bulunmaya devam ettiği, davacının resmi kayıtlarda işyeri sahibi olarak görünmesine rağmen, gerçekte davalı borçlunun işyerini işletmeye devam ettiği, davacı tarafça ibraz edilen belgelerin ve tanık beyanlarının yerleşik uygulamaya göre davacı lehine kesin delil olmadığı, haczin borçlunun takip adresinde ve borçlunun hazır bulunduğu sırada yapıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3. kişi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,55 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3. kişiden alınmasına, 25.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy