(2004 S. K. m. 277, 278, 280)
Dava: Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı borçlu Y. aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı kayınpederi Mehmet'e satışına dava konusu aracını da diğer davalı S. S.'ye satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı M. vekili ile S. S. vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, taşınmaz açısından bedel farkının tek başına iptal nedeni olmayacağı araç satışının ise davalı S.S.'nin ihtiyacı olduğu için yapılmış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.'nın 277 vd maddelerine dayalı olarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, borçlu ile davalı kayınpederi M. arasında gerçekleştirilen satışta bedel farkının tek başına iptal nedeni olmayacağı ve araç satışının da davalı S.'nin ihtiyacından dolayı alındığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Taşınmaz satışının borçlu ile kayınpeder arasında yapılmış olmasından dolayı hem İİY.'nin 278/1. maddesinde bu derece akrabalar arasında yapılan tasarrufların bağışlama hükmünde sayılmış olması hem de davalı M.'in borçlu olan damadı Y.'un alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle tasarrufun iptali gerekmesine (İİY. 280/II) rağmen yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Davaya konu olan aracın satışı ile ilgili olarak dinlenen davalı S. S. tanığı M. A.'ın beyanına göre davalı borçlu ile Y.'un aynı mahalleden komşu olup davalı S.'ın market işi ile uğraştığı ifade edilmiştir. Mahkemece yukarıda sözü edilen İİK. nun 280/I maddesi hükmüne göre davalı borçlu ile davalı S.'ın birbirlerini tanıyıp tanımadıkları ve davalı S. S.'nin, borçlunun alacaklılarından mal kaçırma ya da alacaklılarını ızrar kastını bilebilecek durumda olup olmadığı mevcut adresleri de göz önüne alınarak gerekli araştırma ve inceleme yapılmalıdır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 31.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy