(2004 S. K. m. 96, 99)
Dava: Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı alacaklı vekili, İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2004/13902 Esas sayılı dosyasından, borçlu şirkete ait işyerinde 30.4.2004 tarihli haciz sırasında, davalı 3. kişi lehine istihkak iddiasında bulunulduğunu belirterek. İ.İ.K.nun 99. maddesine dayalı olarak 3. kişinin istihkak iddiasının reddi ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı 3. kişi vekili dava şartlarının gerçekleşmediğinden haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, husumetten redde ilişkin ilk karar Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 14.12.2006 tarihli kararı ile bozulmuş, bozma sonrasında hacizli malların borçluya ait olduğu gerekçesi ile verilen red kararı yine aynı dairenin 29.1.2009 tarih 2008/17629 Esas 2009/991 karar sayılı ilamı ile davanın 3. kişinin açtığı dava ile karıştırıldığı bu yüzden hüküm fıkrası ile ve gerekçenin çeliştiğinden bahisle bozulmuş bozma sonrasında yapılan yargılama sonunda alacaklı tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı 3. kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava alacaklının İ.İ.K.nun 99. maddesine dayalı olarak açtığı istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul, malın 3. kişi elinde haczedilmesi üzerine 3. kişi tarafından haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak istihkak iddiasında bulunmasıdır. 3. kişi tüzel kişi ise, tüzel kişilik adına istihkak iddiası tüzel kişiyi temsile yetkili organca ileri sürülebilir. Tüzel kişiyi temsile yetkili olmayan kişinin, haczedilen malın şirkete ait olduğu yolundaki açıklamaları şirket adına yapılmış geçerli bir istihkak iddiası sayılamaz.
Somut olayda, davaya konu 30.4.2004 tarihinde yapılan haciz sırasında istihkak iddiasında bulunan Sami Yalçın isimli kişi 3. kişi şirketi temsile yetkili kişi olmadığı gibi ve İ.İ.K.nun 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük sürede davalı şirket lehine yetkili tarafından yapılmış usule uygun bir istihkak iddiası bulunmadığından, davanın ön koşul yokluğu sebebiyle reddi gerekmektedir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan, davanın dava koşulu yokluğu sebebiyle reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı 3. kişi vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabulüyle hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davalı 3. kişiye geri verilmesine, 29.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy