(Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları B. 3)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın tek taraflı trafik kazasında hasarlandığını, davalı şirketin hasar bedelini ödemediğini belirterek 7.500 TL tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, aracın rent a car olarak kullanılması sırasında kazanın meydana geldiğini, bu halin teminat kapsamında olmadığını, hasar miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 7.250 TL tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı Yapı Kredi Sigorta A.Ş vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigortası sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Ödeme borcu söndüren (sona erdiren) sebeplerden olup yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Sigorta şirketi, azami poliçe limitine kadar oluşan gerçek zarardan sorumludur.
4.3.2008 tarihli oturumda dinlenen davacı tanığı Ö. Ö. Sigorta ödemeyince mecburen aracın bedelini ben ödedim şeklinde beyanda bulunmuş, mahkemece bu hususta bir inceleme ve araştırma yapılmadan karar verilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm tesis edilemez.
Bu durumda, mahkemece davacı ve tanıktan ödeme hususunun sorulup araştırılması ödemenin miktarı ve niteliği (değer kaybı vs konusunda olup olmadığı yönünden) kesin şekilde belirlendikten sonra sigortacının gerçek zarardan sorumlu olması karşısında, tespit edilen gerçek zarardan varsa tanık tarafından yapılan ödemenin mahsubu ile davalının ödemesi gereken (sorumlu olacağı) bakiye miktar olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Yapı Kredi Sigorta A.Ş vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı sigorta şirketine geri verilmesine, 17.06.2010 talinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy