(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyiz en tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 2.2.2010 Salı günü davacı vekili ve davalı TEB (Zürich) Sigorta A.Ş. vekili geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar vekilleri dinlendikten sonra eksiklik sebebiyle iade edilen dosya ikmal edildikten sonra tekrar gelmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın müvekkiline ait işyerinin önünde park halinde bulunduğu sırada anahtarı ile çalındığını, araç bedelinin sigortalıya ödenmediğini, araç bedelinin tahsili için yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, alacağın %50 faizi ile davalıdan tahsiline, %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, aracın davacıya ait işyeri önünden anahtarı üzerinde iken çalındığını, sigortalının yeterli önlem almaması sebebiyle kusurlu olduğunu, rizikonun teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulüyle Küçükçekmece 2. İcra Müd. 2003/6354 Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sigortalı aracın çalınması halinde sigortacı, sigorta poliçesinde belirlenen azami sorumluluk sınırını geçmemek üzere olay tarihindeki gerçek değeri ile sorumludur.
H.U.M.K.nun 275. ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren konularda bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir, hükmüne yer verilmiştir. Trafik kazalarında tarafların kusur oranlarının ve araçtaki hasarların tespiti, uzmanlığı gerektiren konulardandır.
Somut olayda, konusunda uzman olduğu bilinmeyen avukattan aracın değerinin tespiti konusunda rapor alınarak hüküm kurulmuştur. Alınan rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.
Bu durumda, mahkemece yapılacak iş; İstanbul Teknik Üniversitesi ya da Karayolları Genel Müdürlüğü trafik-fen heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan olay tarihi itibariyle çalınan aracın 2. el satış değerinin tespiti konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-) Davacı vekili icra takip dosyasında 33.060 TL. asıl alacak ve 680 TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam 33.740 TL. tazminatın %50 faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili borca faize ve faiz oranına itiraz etmiştir. Mahkemece, itirazın iptaline takibin devamına karar verilmiş ise de, asıl alacağa uygulanacak faiz cinsi ve faiz başlangıç tarihi belirlenmeden, takip tarihine kadar asıl alacağa işlemiş faiz hesabı yapılmadan, davalının itirazlarının haklı olup olmadığı araştırılmadan yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli değildir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 01.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy