(2004 S. K. m. 89, 99, 106, 338)
Dava: Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda, kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı alacaklı vekili. Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2009/6108 Esas sayılı dosyasından, borçlunun davalı bankadaki hesabına haciz konulduğunu ancak bankanın borçlu ile yaptığı sözleşmeden kaynaklanan takas ve mahsup hakkını kullandığını ileri sürdüğünü belirterek, İİK. nun 99. maddesi gereğince 3. kişinin istihkak iddiasının reddi ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı 3. kişi banka vekili, borçlu ile yapılan kredi sözleşmesi gereğince rehin, takas ve mahsup hakları olduğunu ve bankanın bu kanuni rehin hakkını kullandığını haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalının İİK. nun 89/1 maddesine göre gönderilen haciz ihbarnamesine verilen cevabın itiraz niteliğinde olduğunu, davacı alacaklının verilen cevabın gerçeğe aykırı olup olmadığı yönündeki iddiasının İİK. nun 338. maddesi kapsamında şikayet konusu etmesi gerektiğinden bahisle açılan davanın niteliği gereği reddine karar verilmiş, hüküm davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK. nun 99. maddesine dayalı olarak açtığı 3, kişinin istihkak iddiasının reddine ilişkindir.
Borçlunun 3. kişinin elinde bulunan malı, İİK. nun 89. maddesi uyarınca haczedilirse, 3. kişiye birinci haciz ihbarnamesi gönderilerek, elindeki malı icra müdürlüğüne teslim etmesi istenir. 3. kişi, malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu kanısında ise, 3. kişi 7 gün içerisinde bu iddiasını icra müdürlüğüne bildirir (İİK.nun 89/2) 3. kişinin bu bildirimi istihkak iddiası niteliğindedir. İstihkak iddiası ile takip duracağından, icra müdürlüğünce İİK.nun 99. maddesi uyarınca alacaklı ya, 3. kişiye karşı 7 gün içerisinde istihkak davası açmak üzere süre verilir. Alacaklı bu süre içinde dava açmak zorundadır. Dava açmazsa 3. kişinin istihkak iddiasını kabul etmiş sayılır. (İİK.nun 99/2)
Öte yandan, borçlunun 3. kişi bankadaki mevduatı İİK.nun 106/2 maddesi uyarınca taşınır mal hükmünde olup icra müdürlüğünce bankaya yazılacak yazı ile haczedilebilir.
Somut olayda, icra müdürlüğünce borçlunun davalı bankadaki haczi için doğrudan haciz yazısı gönderilmiştir. Anılan yazı İİK. nun 89. maddesindeki koşulları taşımadığından anılan maddedeki hukuki sonuçları doğurmaz. Bu nedenlerle haciz yazısının yazıldığı tarihte haciz tamamlanmış olacağından 3. kişi durumundaki bankanın haciz yazısına karşı mevduat üzerinde rehin ve hapis hakkının olduğunun ileri sürmesi istihkak iddiası niteliğindedir. Her ne kadar icra müdürlüğü ilk itirazdan sonra İİK. nun 99. maddesindeki prosedürü işletmemiş ise de, davacı alacaklı icra müdürlüğünce anılan madde gereğince verilen önel içerisinde davasını açmıştır.
Mahkemece, usule uygun olarak açılan davada taraf delilleri toplanarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, davanın nitelendirilmesinde hata yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı alacaklı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine, 26.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy