(Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları m. C-2)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların maliki ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada, müvekkilinin yol yapı ve güvenlik elemanları ile eklentilerine zarar verdiğini ileri sürerek, 1.860,00 TL tazminatın yasal faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davalı M. Pazarlama Ltd. Şti. hakkındaki dava takip edilmemiştir.
Davalı sigorta vekili, poliçenin prim ödenmediği için iptal edildiğini savunmuştur.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalı sigortanın cevabına göre poliçenin iptal edildiği gerekçesiyle sigorta bakımından davanın husumet yokluğundan reddine, davalı M. Pazarlama Ltd. Şti. bakımından takip edilmeyen davanın işlemden kaldırılmasına, diğer davalı A. Ltd. Şti. bakımından ise davanın ise dosya kapsamına göre kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, zarara neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu iddiasıyla kendisine husumet yöneltilmiş olan davalı sigorta şirketi hakkında, sigortaca poliçenin iptal edildiğinin bildirilmesi üzerine, bu davalı bakımından davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının C-2. maddesinde, sigorta şirketine poliçeyi fesih hakkı tanınmış olup, bu fesih hakkı, anılan hükümde belirtilen şartlarda ve usulüne uygun olarak kullanılması halinde hüküm ifade eder.
Mahkemece feshin usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı araştırılmaksızın, davalı sigortanın cevabına dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, dosyada bulunan Türkiye Sigorta Reasürans Şirketleri Birliği'nin cevabı yazısında, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasının kaza tarihinde davalı sigorta şirketi olduğu bildirilmiştir. Bu hususun doğru olması halinde, kazadan sonra poliçenin feshinin geçerli sayılamayacağı hususunun da ayrıca gözetilmesi gereklidir.
O halde mahkemece, gerektiğinde davalı sigorta şirketi kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak poliçenin feshinin usulüne uygun olup olmadığının incelenmesi, kazadan önce usulüne uygun olarak yapılmış bir fesih ihbarının bulunup bulunmadığının ve buna göre feshin geçerli olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, kazadan sonra yapılacak fesih bildiriminin de geçersiz olacağının gözetilmesi ve feshin üçüncü kişilere karşı etkisi değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 04.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy