(6100 S. K. m. 371)
Dava: Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı S. H. vekili ile davalı H. Y. tarafından aynı zamanda feri müdahil vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı borçlu D. S. aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlarını davalı ve aynı zamanda köylüsü olan S. H. ile H. Y.’a satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı S. H. vekili ile davalı D. S. ve davalı H. Y. davanın reddini savunmuştur.
Feri müdahil Y. vekili de davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu buna ilaveten davalılar D. S., S. H. ve H. Y.’ın aynı köyden ve arkadaş olmalarından dolayı borçlunun alacaklıdan mal kaçırmak ya da alacaklısına zarar vermek kastı ile hareket ettiğinin 3. kişiler tarafından bilinebilecek durumda olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı S. H. vekili ile davalı H. Y. tarafından aynı zamanda feri müdahil vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalı H. Y.'ın temyiz itirazlarının incelenmesinde dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı H. Y.'ın davalı borçlunun arkadaşı ve köylüsü olmasından dolayı borçlunun alacaklıdan mal kaçırma ya da alacaklısına zarar verme kastını bilebilecek durumda olmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı
H. Y.'ın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile 4 nolu mesken açısından usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanması gerekmiştir.
2- Davalı S. H. vekili ile feri müdahil Y. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece davalı S. H.'e satılan 8 nolu mesken için açılan davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç için yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Davalı S. H.'e satılan bu bağımsız bölümün adı geçen davalı tarafından davaya feri müdahil olarak katılan Y.'e gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile devredilmesi vaad edilmiştir. Yine S. H. tarafından taşınmazın devredilmemesi üzerine feri müdahil tarafından bu sözleşmeye dayalı olarak tapu iptali ve tescil davası açıldığı ve halen derdest olduğu da dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Açılan tapu iptali ve tescil davasının neticesinin eldeki davayı etkileyeceği de kuşkusuzdur. Davanın kabulü halinde eldeki davanın bedele dönüşüp dönüşmeyeceği ve 4. kişi konumuna geçecek feri müdahilin hukuksal durumunun değerlendirilmesi gerekir. Hal böyle olunca mahkemece feri müdahil tarafından açılan ve Salihli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/75 esas numarasında kayıtlı tapu iptali ve tescil davasının sonucunun beklenmesi ve hasıl olacak duruma göre bir karar verilmesi yerine yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı H. Y. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile 4 nolu mesken açısından hükmün ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı S. H. vekili ile feri müdahil Y. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 837,80 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı H. Y.'dan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı S. H. ve feri müdahil Y.'a geri verilmesine 7.2.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)