(818 S. K. m. 179) (2004 S. K. m. 8, 96, 97/A)
Dava: Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı (üçüncü kişi) vekili, Bursa 3. İcra Müdürlüğü'nün 2009/6202 Esas sayılı dosyasında yazılan talimat uyarınca, Bakırköy 12. İcra Müdürlüğü'nün 2009/1514 Talimat sayılı dosyasında yapılan 6.4.2009 tarihli hacze konu menkullerin davacı şirkete ait olup, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını, haciz adresinin ise ticaret sicil kaydında davacı adına kayıtlı depo olduğunu, borçlu T. P.'ün önceki iş yeri sahibinin yanında sigortalı olarak çalıştığını belirterek istihkak iddiasının kabulüyle haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, haciz yapılan yerin borçlunun faaliyet adresi olduğunu, ancak alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak davacı şirkete devredildiğini, sunulan belgelerin beyana dayalı düzenlenmiş olduğunu ve istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli bulunmadığını, öte yandan eski iş yeri sahibinin haciz adresini 18.3.2009'da terk ettiğini bildirdiği, davacının ise aynı yerde bu tarihten önce 19.2.2009'da işe başladığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: üçüncü kişi ve borçlu arasındaki işyeri devrinin borcun doğumundan sonra alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak yapıldığı, işletmenin borçlarından B.K.nun 179. maddesi uyarınca devralanın da sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İ.İ.K.nun 96. vd, maddeleri uyarınca açtığı istihkak davası niteliğindedir.
İ.İ.K.nun 8/2. maddesi uyarınca haciz tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerdendir. Dava konusu haciz sırasında da borçlunun haciz adresinde faaliyet gösterdiği orada çalışan işçiler tarafından beyan edilip tutanağa geçirilmiş, aksi kanıtlanamamıştır. Bu durumda İ.İ.K.nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. İspat yükü altında bulunan üçüncü kişi, karinenin aksini kanıtlamaya elverişli nitelikte güçlü delilleri dosyaya sunamamıştır. Beyana dayalı düzenlenen yoklama fişi, adi nitelikteki kira sözleşmesi her zaman düzenlenmesi mümkün belgelerdendir. Sunulan vergi levhasının da haciz adresi ile ilgisi bulunmamaktadır.
Sonuç: Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı (üçüncü kişi) vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı 17,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, 04.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy