(2004 S. K. m. 277) (1086 S. K. m. 73, 409) (7201 S. K. m. 10)
Dava: Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı A. B. vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 27.4.2010 Salı günü davacı Maliye Hazinesi vekili Av. Hatice Göktepe ile davalı A. B. vekili Av. Gözde Çağlayan geldiler. Sair davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili davalılardan Dolesa Deri Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti.nin müvekkiline olan vergi borcu sebebiyle şirket yetkilisi olan davalı O. K. hakkında icra takibi yaptıkları sırada alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kendisine ilişkin taşınmazı davalılardan H. E.'ye sattığını onun da sair davalı A. B.'ya sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece davalılardan Dolesa Deri Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden HUMK.nun 409. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına, sair davalılar yönünden ise taşınmazın düşük bedelle satılması sebebiyle haklarındaki davanın kabulüne ve tasarrufun iptal edilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan A. B. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Bir davada yargılamanın sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz bir şekilde toplanması için tarafların yargılama tarihinden haberdar edilmesi ile mümkündür. Asıl olan yargılamanın tarafların huzurunda yürütülmesi olmakla birlikte taraflar yargılamaya katılmasalar bile mutlaka duruşma tarihinden haberdar edilmeleri gerekir. HUMK.nun 73. maddesine göre mahkeme tarafları dinlemeden iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun şekilde davet etmeden hükmünü veremez. 7201 s. tebligat kanununun 10. maddesine göre de tebligat, tebliğ yapılacak kişiye bilinen en son adresinde yapılır. Somut olayda hükmü temyiz eden davalı A. B.'ya dava dilekçesi gazetede ilan yolu ile tebliğ edilmiş ise de adı geçen davalı duruşmalara katılmamıştır. Ancak davalı A. B.'ya tebligat yasasında belirtilen koşullar oluşmadan ilanen tebligat yoluna gidilmiştir. Zira davalıya önce tapu sicil müdürlüğünde bulunan adresine dava dilekçesi tebliğe çıkarılmış, bila tebliğ iade edilince aynı adrese dayalı olarak yapılan zabıta araştırmasında davalının adresinin tespit edilemediği bildirilmiştir. Oysa gerek davacının dava dilekçesindeki beyanı gerekse borçlu davalı adına çıkarılan tebligata verilen şerhten ve dosya arasında bulunan 03.05.2005 günlü Feriköy mahallesi muhtarlığının yazısından davalının 23.05.2002 gününden itibaren davaya konu edilen taşınmazda oturduğu anlaşıldığı durumda bu adrese tebligat yapılmadan davalının ayrıldığı adrese yapılan tebligat üzerine verilen cevap göz önüne alınarak ilanen tebligat yapılması doğru bulunmamış, HUMK.nun 73. maddesine aykırı şekilde davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır. Bu sebeple davalı A. B.'ya duruşma gününün usulüne uygun şekilde tebliği ile savunmasına ait delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken savunma hakkını kısıtlar biçimde eksik araştırma ve inceleme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Davalılardan A. B. vekilinin temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden ötürü BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 750.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil edilen davalı A. B.'ya verilmesine peşin alınan harcın istem halinde temyiz eden davalı A. B.'ya geri verilmesine, 27.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy