(1086 S. K. m 38, 73) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin sürücüsü olduğu araca, davalıların malik/sürücü ve trafik sigortacısı oldukları aracın tam kusurlu çarpması sonucu hasarlandığını belirterek, 5.808.94 TL. tazminatın. 14.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, kusura itiraz ederek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, araç maliki dava dışı A... Hırdavat San. ve Tic. A.Ş. olup, davacının ise sürücü olduğu, meydana gelen hasar bedelinin malik tarafından istenebileceği gerekçesiyle, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Tazminat davasında davacı olma ehliyeti kural olarak mal varlığında doğrudan doğruya zarar gören kişiye aittir. Ancak, bir şeyi sözleşmeyle (kira, ariyet, vs.) elinde bulunduran kişi onu aldığı gibi malikine aynen iade etmek zorunda olduğundan, ödemek zorunda bulunduğu onarım giderini isteyebilecektir. Dosyada mevcut kaza tespit tutanağından, davacı M.A.'ın sürücü olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, sürücü zilyedin dava açmakta hukuki yararının ve aktif dava ehliyetinin bulunduğu gözetilerek, işin esası incelenip bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2) Kabule göre: Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 3/2. maddesi uyarınca, Müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.
Somut olayda, ret sebepleri ortak olan davalılar yararına, tek vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetli değildir.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 11.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy