(4721 S. K. m. 4) (818 S. K. m. 47)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların malik, sürücü ve trafik sigortacısı oldukları aracın, müvekkilinin desteği ve kardeşi F. G.'e tam kusurlu çarparak ölümüne sebep olduğunu belirterek, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla, 2.000.00 TL maddi ve 30.000.00 TL manevi tazminatın, yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında ise, davalı taşıma şirketi hakkındaki davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.
Davalı Ş... Taşımacılık Şirketi, duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Davalı A. T. vekili, kusura ve tazminat miktarlarına itiraz ederek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı G... Sigorta A.Ş. vekili, kusur oranında ve poliçe limiti ile sorumlu olduklarını, manevi tazminat taleplerinin teminat dışında kaldığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tarafların kusur durumuna göre, davalı Ş... Taşımacılık Şirketi aleyhindeki davanın feragat sebebiyle reddine, davalılar A. T. ve G... Sigorta A.Ş. hakkındaki maddi tazminat davasının kabulü ile, 2.000.00 TL'nın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı A. T. aleyhindeki manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 5.000.00 TL'nın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiline, fazlaya dair manevi tazminat isteminin ve davalı sigorta şirketi aleyhindeki manevi tazminat davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata dair hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalıdır. Bu nedenle, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, kusur oranı, davacının ölenin tek mirasçısı olması da göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, MK. nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın çok düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davacıya iadesine, 30.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy