(1086 S. K. m. 275) (818 S. K. m. 41, 42, 43)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın meydana gelen tek taraflı kazada ağır hasar gördüğünü, araç bedelinin sigortalıya ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 16.850 TL. tazminatın ihbar tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, kazanın belirtilen yer ve tarihte meydana gelmediğini, hasarın kasko sigortası teminatı kapsamında olmadığını davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile; 10.000 TL. tazminatın 20.10.2007 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Davalı Yapı Kredi Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazları yönünden; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden; Dava, kasko sigortası poliçesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında geçerli kasko sigortası Poliçe Genel Şartlarının 3.3.1.2. maddesi hükmü uyarınca onarım masrafları, sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşar ya da taşıt onarım kabul etmez ise taşıt tam hasara uğramış sayılır. Bu durumda değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği takdirde sigortacının malı olur hükmü öngörülmüştür. Bu hükümden açıkça anlaşılacağı üzere davalı sigorta şirketi meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altında olup, sigortalı araç hurdasını sigorta ettirenin kendisine verilmesi istenmedikçe, hurda bedelinin tazminattan düşülmesi olanaklı değildir. Zira, kasko sigortasında amaç zarar bedelinin tamamen karşılanmasıdır.
Yukarıda açıklamalar karşısında mahkemece, davacının uğradığı zararın tümüne hükmetmek gerekirken, hurda bedelinin tazminattan düşülmesine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı Yapı Kredi Sigorta A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 445,50 TL kalan harcın temyiz eden davalı Yapı Kredi Sigorta A.Ş'den alınmasına, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 15.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy