(2004 S. K. m. 277) (6762 S. K. m. 82)
Dava: Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı borçlu Karalar Tarım Ürünleri Gıda San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, davaya konu takipte davalı İ. A.'ye muvazaalı olarak borçlanmasına ve yapılan takibin de davalılar H., A. ve İ. D. tarafından muvazaalı olarak temlik alınmasına ilişkin tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar H., A. ve İ. D. vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu ve davalı İ. A. usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; İ.İ.K.nun 277 vd, maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma, hüküm kurmaya yeterli değildir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı Karalar Tarım Ürünleri Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'nin defteri incelenmiş, ancak defterin tasdik durumu araştırılmamıştır. 17.3.2006 tarihli bilirkişi raporunda ise 28.12.2001 tarihli bir tasdikten söz edilmiş ise de, bu tasdikin açılış ya da kapanış tasdiki olduğu açıklanmamıştır. Hal böyle olunca borçlu şirket defter ve kayıtları incelenerek, defterlerin usulüne uygun olarak açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırılıp yaptırılmadığı, bu defter ve belgelerden davalılar H., A. ve İ. D.'in alacaklarının gerçek olup olmadığının tespitinin mümkün olup olmadığı, davalı borçlu Şirket defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmadığı belirlenirse T.T.K.nın 82. maddesine göre tacir olan borçlu şirket defterlerinde 4. kişi konumundaki H., A. ve İ. D.'in alacakları kayıtlı olmakla birlikte tasdiksiz olduğu için borçlunun defterlerinin kendi lehine delil teşkil etmeyeceği nazara alınarak, borçlu aleyhine bir takip yapmamalarına rağmen davalılar H., A. ve İ. D.'in davalı İ. A.'nin yaptığı takibi devralmalarının nedenleri üzerinde durulmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 25.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy