(818 S. K. m. 43) (6098 S. K. m. 51)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalı tarafa zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada desteklerinin öldüğünü açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak davacı E. için 88.448,36.-TL, Y. için 4.000.-TL, H. için 5.000.-TL, S. için 6.000.-TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, davacılardan E. için 88.448,36.-TL maddi tazminatın 30.000.-TL'lik kısmının dava tarihinden, 58.448,36.-TL'lik kısmının ıslah tarihi olan 18.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile; davacılar Y. İçin 3.212,33.-TL, H. için 4.736,92.-TL, S. için 3.365,51 .-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı sigorta şirketi vekili, davacıların desteğinin araçta hatır için taşındığı ve desteğin, sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca bindiği savunmasında bulunmuş, kaza anında araçta bulunan tanık İhsan da araç içinde alkol aldıklarını ve sürücü ile arkadaş olduklarını ifade etmiş olmasına rağmen mahkemece bu konular değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmiştir.
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda BK'nun 43. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Bu itibarla, öncelikle bu savunma üzerinde durularak, mahkemece taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı, yani olayın özel şartları göz önüne alınarak araştırılmalı, hatır taşıması olduğunun anlaşılması halinde bilirkişi tarafından hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından uygun oranda indirim yapıldıktan sonra poliçe limiti dikkate alınarak karar verilmesi gerekir.
Keza, murisin alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracına binmesi BK'nun 44. maddesi gereğince müterafik kusur oluşturup oluşturmayacağı değerlendirip, tazminat tutarından belirlenecek kusur oranında indirim yapılması gerekip gerekmediğinin açıklığa kavuşturulması icap ederken, bu konuda herhangi bir araştırma yapılmadan hüküm kurulmuş olması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 13.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy