(2004 S. K. m. 96, 97)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı 3. kişi, Çarşamba İcra Müdürlüğünün 2008/3076 Esas sayılı dosyasından, 28.11.2009 tarihinde haczedilen çeltik mahsulünün davacıya ait olduğunu belirterek, İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçlunun eşinin huzurunda yapıldığını, davacının yaşı itibari ile hem kendi hem de kiraladığı tarlaları ekebilecek durumda olmadığını ve haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme, davacı ve borçlunun baba-oğul olduklarını, haciz sırasında borçlunun eşinin hazır olduğu ve Çeltik komisyonu yazısına göre 3. kişinin en son 2005 yılında ekim yaptığının bildirildiğinden, İİK'nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin aksinin ispatlayamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3. kişinin İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz 28.01.2009 tarihinde davacı 3. kişi huzurunda, çiftlik evinin yanında bulunan depoda haczedilmiştir. Haciz yapılan deponun davacıya ait olduğu, Toprak Mahsulleri Ofisi ile davacı arasında 2008 yılında Çeltik kiralama ve bakım sözleşmesi imzaladığı buna göre davacının depoda 700 ton 2008 yılı çeltik ürünün tutmasına karşılık ve sözleşmeye dayanılarak 3. kişi lehine TMO sinin kefaleti ile bankadan kredi çekildiği, 2008 yılında anılan depoya ilişkin sigorta poliçesinin davacı adına yapıldığı dosya içeriği ile sabittir. Her ne kadar Çeltik komisyonu yazısında, davacının en son 2005 yılında ekim yaptığını belirtmiş ise de aynı yazı da borçlunun da en son 2005 yılında ekim yaptığı, 2008 yılında ise davacının bekar kızı adına ekim yapıldığı belirtilmiştir.
Bu durumda, haciz yapılan deponun borçlu ve davacının birlikte oturduğu evin yanında bulunması nedeniyle birlikte elde bulundurmanın söz konusu olduğu düşünülse dahi mülkiyet karinesinin aksinin davacının sunduğu belgelerle ispatlandığının kabulü gerekir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davacının davasının kabulüne karar vermesi gerekirken aksi düşüncelerle reddine karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3. kişiye geri verilmesine, 05.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy