(818 S. K. m. 41, 47)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda, kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketiyle meydana gelen kazada davacının yaralandığını, aracının da hasarlandığını açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 500 TL otopark ücreti, 100 TL çekici ücreti, 6.850 TL araç hasarı. 200 TL kıyafet bedeli. 150 TL pansuman ücreti, 1.000 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 200 TL hastane ulaşım bedeli olmak üzere toplam 9.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, 4.842,61 TL maddi ve 4.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi sadece maddi tazminattan ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sorumlu olarak) tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı sigorta şirketi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-) Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1.2 maddesinde. Onarım masraflarının sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporuyla taşıtın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tesbit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış sayılır. Aracın tam hasara uğraması halinde, sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek üzere, hasar anındaki sigorta değeri ödenir. Bu durumda, aracın Karayolları Trafik Yönetmeliğinin ilgili maddesi hükümleri doğrultusunda hurdaya ayrıldığına dair hurda tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez. Değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği takdirde sigortacının malı olur. hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, aracın tamiri ekonomik olmayıp perti uygun olduğu anlaşılmış, hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda kaza tarihi itibariyle aracın 2. el satış değerinin 8.600,00 TL olabileceği belirtilmiştir. Ancak, davacı tarafından aracın hurdasının kime ait olabileceği açıklığa kavuşturulmamıştır. Bu konunun araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-) Kabule göre de:
a- Davacı, aracın 8.600,00 TL piyasa değerini istediği takdirde, davalının %75 kusur oranına isabet eden 6.450,00 TL'den davalı sigorta tarafından ödenen 4.125,00 TL mahsup edilerek 2.325,00 TL tazminata hükmedilmesi gerekirken fazla tazminata karar verilmesi isabetli değildir.
b- Davacı, aracın hurdasını kabul ettiği takdirde. 8.600.00 TL araç bedelinden 3.000,00 TL hasarlı bedel düşüldükten sonra 5.600,00 TL'den davalının %75 kusura isabet eden 4.200,00 TL'den sigorta tarafından ödenen 4.125,00 TL.nin mahsubu ile 75 TL hasar bedeline karar verilmesi gerekirken fazlaya hüküm kurulması doğru değil, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı İsviçre Sigorta A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 (a, b) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davalı sigorta vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davalı İsviçre Sigorta A.Ş.'ye iadesine, 27.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy