(2004 S. K. m. 277, 283)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı (M.K.) tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili davalı (S.) Alışveriş Merkezi Tic. Ltd. Şti.nin müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait menkul mal ve işyerini diğer davalıya sattığını onunda aldığı malları elden çıkardığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini ve takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olarak davalı (M.K.)'dan tahsili talep etmiştir.
Davalı (M.K.) davanın reddini savunmuş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece davalı (M.K.)'in işyerini alacağına karşılık satın alması nedeniyle davanın kabulüne ve davacı tarafa dava konusu işyeri ile ilgili olarak haciz ve satış yetkisi tanınmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı (M.K.) tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı (M.K.)'ın temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; İİK.nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da iyiniyet kurallarına aykırılık nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışım isteyebilir (İİK.md.283/1). Genellikle, borçlunun iptal edilebilecek tasarrufları, alacaklılarından mal kaçırılmasına yönelik olarak yapılan ivazsız veya aciz halinde yapılan tasarruflar ile alacaklılarına zarar verme kastıyla yapılan tasarruflardır. İİK'nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkum edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın o tarihteki gerçek değeridir. Somut olayda davacı vekili borçlu davalı (S.) Alışveriş Merkezi Tic. Ltd. Şti.nin kendisine ait işyerindeki menkul malları diğer davalı (M.K.)'a sattığını onun da satın aldığı malları elinden çıkardığını öne sürerek elden çıkarılan mallar yerine bu malların bedeli kadar bir bedelin alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere davalı (M.K.)'dan tahsilini talep etmiş ise de mahkemece tasarrufa konu mallar ve bedelleri belirlenmeden, dava konusu işyeri ile ilgili haciz ve satış isteme yetkisi tanınmak suretiyle infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulmuştur. Bu durumda mahkemece davacı taraftan tasarrufa konu hangi malların satışına ilişkin tasarrufun iptalini istediğinin açıklattırılarak bu mallardan hangilerinin davalı (M.K.) tarafından elden çıkarıldığının tesbiti ile elden çıkarıldığı tarihteki gerçek değerlerinin saptanması, İİK.nun 283/11 maddesi uyarınca borçludan satın aldığı malı elden çıkaran davalının tazminatla sorumlu olacağının düşünülmesi, iptali istenilen tasarrufun işyerindeki menkul mallara ilişkin olduğunun göz önüne alınarak kurulacak hükmün infazda tereddüt yaratmaması gerektiğinin düşünülmesi, ondan sonra toplanan ve toplanacak olan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu, infazda tereddüt yaratacak şekilde yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı (M.K.)'ın diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 3.753,14 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı (M.K.)'dan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 15.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy