(2918 S. K. m. 86, 107) (1086 S. K. m. 284)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, davalı taraf aracının müvekkiline ait park halindeki araca çarparak hasarlandığını, araçta 6.119,14 TL tutarında hasar meydana geldiğini, davalı tarafın olayda tamamen kusurlu olduğunu belirterek şimdilik 6.119.14 TL.nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı N. Y., olay tarihinde eşinin araçla işyerine gittiğini, aracın işyeri önünden park edildiği yerden çalındığını eşinin çalınma olayını 155 polis imdat çağrı merkezini arayarak ihbar ettiğini kısa bir süre sonradan aracın kazaya karışmış ve terk edilmiş halde bulunduğunu çalan kişinin kazayı yaptığını işleten sıfatı ve sorumluluklarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Güven Sigorta A.Ş. vekili, sigortalının kusuru oranında poliçe limiti dahilinde zarardan sorumlu olduklarını ancak sigortalı aracın çalındıktan sonra kazaya karıştığını bu halde hasardan sorumluluklarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
2918 Sayılı KTK.nun 107. maddesi uyarınca Bir motorlu aracı çalan veya gaspeden kimse işleten gibi sorumlu tutulur. İşleten kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin aracın çalınmasında veya gasbedilmesinde kusurlu olmadığı ispat ederse, sorumlu tutulamaz. İşleten, sorumlu olduğu durumlarda diğer sorumlulara rücu edebilir. Yine aynı yasanın 86. maddesi hükmüne göre işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
Yukarıda açıklanan ilkeler altında somut olaya bakıldığında; davalı işleten N. Y.'ın eşi K. Y. diğer davalı trafik sigortasının hasar servisi müdürlüğüne verdiği 6.12.2008 tarihli dilekçesinde davalı eşi N. Y.'a ait aracı işe gitmek için kullandığını arkadaşına ait tekstil atölyesinde ustabaşı olarak çalıştığı dönemde 28.10.2008 tarihinde aracı her zamanki gibi işyeri önüne park ettiğini, kontak anahtarını atölyenin giriş sol tarafında bulunan yazıhanedeki masanın üzerine bıraktığını akşam işi bitiminde saat 20.00-20.30 sıralarında anahtarı almak için yazıhaneye geçtiğinde anahtarın bıraktığı yerde olmadığını gördüğünü, işyerindeki arkadaşlarının da bu konuda bilgilerinin olmadığını öğrendiğini, dışarı baktığında aracın park ettiği yerde olmadığını fark ettiğini, arkadaşı Ş. G.'in olayı telefonla polise bildirdiğini, işyerine gelen görevli ekibin aracın hasarlı şekilde kazaya karışmış olarak bulunduğunu söylediklerini, aracın trafik ekipleri tarafından oto parka çektirildiğini ertesi gün aracını otoparktan alıp servise götürdüğünü bildirmiş davalı N. Y. 31.10.2008 tarihli İstanbul Emniyet Müdürlüğüne müracaat dilekçesinde ve 1.5.1009 tarihli oturumda aracının işyeri önünde park halindeyken çalındığını ve çalan kişilerce kaza yapıldığını belirtmiştir. Davalı ve dava dışı eşinin beyanlarına göre araç anahtarı işyerinin yazıhane kısmında bulunan masa üzerine sabah saatlerinde açıkta bırakılmış akşam iş bitiminde anahtarın yerinde olmadığı görülmüş kontak anahtarının ve dolayısıyla aracın çalınmaması için gerekli dikkat ve özel gösterilmemiş, tedbir alınmamıştır. Bu sebeple 2918 Sayılı KTK.nun 86. ve 107. maddeleri gereğince işletenin sorumluluktan kurtulduğundan bahsedilemez.
O halde mahkemece, davalı tarafın hasardan sorumlu olduğunun kabulüyle davacı aracında meydana gelen hasar miktarının tespiti yönünden davacı vekilinin mevcut rapora itirazları da gözetilerek tüm dosya kapsamına göre 26.10.2009 tarihli raporu düzenleyen hasar konusunda uzman bilirkişiden ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı İ. T. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davacı İ. T.'a iadesine, 09.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy