(2004 S. K. m. 96)
Dava: Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı üçüncü kişi vekili, Eyüp 1. İcra Müdürlüğünün 2008/5903 Takip sayılı dosyasından 29.4.2009 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulüyle haczin kaldırılmasını dava ve talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili, davacı ile borçlu kardeşi ve dava dışı borçlu babaları arasındaki kira ve satış işlemlerinin muvazaalı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı borçlu, davaya konu mahcuzların davacıya ait olduğunu belirterek davanın kabulünü istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; haczin borçlunun huzurunda yapılmış olması sebebiyle mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, davaya konu mahcuzların kardeş olan davacı ile davalı borçlu ve babaları tarafından çeşitli şekillerde kullanıldığı, aralarında akrabalık bulunan davacı ile borçlunun davalı alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak işlem yaptıkları, mülkiyet karinesinin aksinin kabul edilebilir delillerle ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İ.İ.K. 96 ve devamı maddeleri gereğince açılmış üçüncü kişinin istihkak davasına ilişkindir.
Somut olayda, davalı alacaklı vekilinin Eyüp 1. İcra Müdürlüğünün 2008/5903 takip dosyasına verdiği 13.11.2009 tarihli dilekçesinden dosya alacağından feragat ettiği, davaya konu mahcuzlar üzerindeki hacizlerin fek edilmesini ve mahcuzların ilgili kişilere teslim edilmesini talep ettiği, talebi doğrultusunda da 13.11.2009 tarihinde tahsil (vazgeçme) harcı alınarak davaya konu mahcuzlar üzerindeki haczin fekkedildiği ve mahcuzların borçlular F. ve S. O.'a teslim edildiği anlaşılmaktadır. O halde davaya konu mahcuzlar üzerindeki haciz karar tarihinden önce kaldırılmış olduğundan konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davacı üçüncü kişiye iadesine, 14.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy