(818 S. K. m. 47)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar ve davalı H. E. vekilince istenilmiş davalılar vekilince duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 9.10.2011 Salı günü davacılar V. Z., S. Z., S. Z. vekili Av. A. A. geldi. Davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacılar vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacılar vekili, davalı taraflara ait araç sürücülerinin kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacı S.'in yaralandığını açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak davacı S. için 100.000 TL manevi, 1.000 TL tedavi gideri, 10.000 TL iş göremezlik tazminatı, davacı Veli ve Süheyla içinde çocuklarının yaralanmasından dolayı 5.000'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigortalar sadece maddi tazminattan ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olarak) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili ıslah ile maddi tazminat talebi miktarını 34.001,49 TL'ye yükseltmiş, birleştirilen dava ile de davacı S. İçin 45.310 TL iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigortalar sadece limit ile ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olarak) tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; sigorta şirketleri aleyhine açılan 2.000 TL'lik tedavi gideri isteminin reddine, Davacı S. için 1.925 TL tedavi giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı R. ve H.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı S. için 30.938,89 TL iş göremezlik tazminatının davalılardan tahsiline (davalı Genel Sigorta AŞ. 23.289,52 TL'den ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olarak, davalı SBN Sigorta AŞ. 6.187,78 TL'den ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olarak),fazlaya dair haklar birden fazla kez saklı tutulamayacağından ve ilk dava ile saklı tutulan haklar ıslah ile istenmiş olduğundan birleşen davanın reddine, davacı S. için 25.000 TL, diğer davacılar için ise 2.500'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı R. ve H.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalı H. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı H. vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itiraflarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacılar vekilinin %32 lik maluliyet oranına ilişkin Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 12.1.2009 tarihli raporunu kabul ettiğine dair açık boyanı olmamasına rağmen, aksi düşünce ile davacı S.'in %41 oranında maluliyeti olduğuna dair hesaplama sonucu bulunan tazminat miktarının kabul edilmemesi ve tavan iş göremezlik tazminatından % 3 2 oranındaki maluliyet derecesine göre indirim yapılması isabetli değildir.
3- Davacılar vekili fazlaya dair haklarını saklı tutarak dava açmış, daha sonra yine fazlaya dair haklar saklı tutularak 8.4.2010 tarihinde ıslah talebinde bulunulmuş ve bilirkişi raporu doğrultusunda da ek dava açılmıştır. Fazlaya dair hakların saklı tutulmasında sayısal sınır bulunmamaktadır. Bu durumda fazlaya dair hakların bir kereden fazla saklı tutulamayacağı gerekçesi ile birleşen ek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4- Mahkemece manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi tazminat adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarının adalete uygun olması gerekir. Tazminatın amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmaktır. Somut olayda, tarafların kusur oranı, davacı S.'ın yaralanma derecesi, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, duyulan acı gibi nedenler dikkate alındığında, davacılar için hükmedilen manevi tazminat miktarı, duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde değildir. Hükmedilen manevi tazminat miktarı az olup daha üst düzeyde manevi tazminat takdiri gerekir.
5- Kabule göre de, talebin müştereken ve müteselsilen olduğu nazara alınmadan davacılar lehine hükmedilen avukatlık ücreti ile masrafların tahsiline teselsül hükümlerine göre hükmedilmemesi hatalı olmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı H. vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2, 3, 4 ve 5 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 900.00 TL vekalet ücretinin davalı H. E.'tan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacılara verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 2.918, 91 TL kalan harcın temyiz eden davalı H. E.'tan alınmasına 09.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy