(818 S. K. m. 41) (2577 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair verilen hükmün süresi içinde, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların sürücü, işleten ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın sebep olduğu kaza sonucunda, davacı kurum iştirakçisinin hayatını kaybettiğini, eş ve çocuklarına aylık bağlandığını ileri sürerek, aylık peşin sermaye değeri ve faizinin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sürücü ile işleten şirket davaya yanıt vermemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, sorumlulukları kalmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davanın idari yargı görev alanına girdiği gerekçesi ile, dava dilekçesinin yargı yolu yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalıların sürücü, işleten ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın sebep olduğu kaza sonucunda, davacı kurum iştirakçisinin hayatını kaybettiğini, eş ve çocuklarına aylık bağlandığını ileri sürerek, aylık peşin sermaye değeri ve faizinin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sürücü ile işleten şirket davaya yanıt vermemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, sorumlulukları kalmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davanın idari yargı görev alanına girdiği gerekçesi ile, dava dilekçesinin yargı yolu yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı ... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, kurum iştirakçisinin yakınlarına ödenen tazminatın, zarar sorumlularından rücuan tahsili istemine ilişkindir.
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişilik hakları zarar gören kişiler tarafından idare aleyhine açılan tam yargı davaları İdare Mahkemesi'nin görev alanındadır. Somut uyuşmazlıkta, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu halk otobüsü ile, davacı kurum iştirakçisini taşıyan servis aracının çarpışması sonucunda, kurum iştirakçisi hayatını kaybetmiştir. Zarar idari işlem ve eylemden kaynaklanmayıp haksız fiilden kaynaklanmış olup dava haksız fiil sorumlularına ve davalı aracının ZMMS sigortasına karşı açılmıştır. Bu durumda, davanın Adli Yargıda bakılması gerekirken, yazılı şekilde idari yargının görevli olduğunun kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davalılara iadesine, 14.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy