(2004 S. K. m. 94, 227, 278, 279, 280, 281, 282, 283) (YHGK. 25.11.1987 T. 1987/15-380 E. 1987/872 K.)
Dava: Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı N. T. ve S. G. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili davalılardan M. S.'ın müvekkiline olan borcu sebebiyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile davalılardan N. T.'a ait arsa üzerinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yapmış olduğu binadaki 2, 9 ve 11 numaralı bağımsız bölümlerin tapusunu kendi üzerine almadığını, 6 numaralı bağımsız bölümü davalı Döne K.'a, 8 numaralı bağımsız bölümü ise S. G.'e devrettiğini öne sürerek 2, 9 ve 11 numaralı bağımsız bölümlerin tapu kaydının İ.İ.K.'nun 94. maddesi uyarınca iptali ile davalı M. S. adına tapuya tesciline, 6 ve 8 numaralı bağımsız bölümlere ilişkin tasarrufun ise İ.İ.K.'nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davaya konu 9 ve 11 numaralı bağımsız bölümlere ilişkin davanın atiye bırakılması sebebiyle bu bölümlere ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, diğer bölümlere ilişkin davanın ise bedeller arasında fahiş fark bulunması, davalılar arasında yakın akrabalık olması ve işlemlerin muvazaalı olması sebebiyle davanın kısmen kabulüne 6 ve 8 numaralı bağımsız bölümlere ilişkin tasarrufun iptaline, 2 numaralı bağımsız bölümün 3/4 payına ilişkin tapunun iptali ile bu payın davacı M. S. adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalı N. T. vekili ile S. G. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı S. G. vekilinin 8. numaralı bağımsız bölümü ve davalı arsa sahibi N. T.ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, İ.İ.K.'nun 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali ve İ.İ.K.'nun 94. maddesine dayalı olarak açılmış tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
İ.İ.K.'nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da iyiniyet kurallarına aykırılık sebebiyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü kişi üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İ.İ.K. madde 283/1). Bu yasal sebeple iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.
İ.İ.K.'nun 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötüniyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir.
Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları, üç grup altında ve İ.İ.K.'nun 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak, bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar, sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır (İ.İ.K. madde 281). Bu yasal sebeple de, davacı tarafından İ.İ.K.'nun 278, 279 ve 280. maddelerden birine dayanılmış olsa dahi, mahkeme bununla bağlı olmayıp, diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir (YHGK. 25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı). Genellikle, borçlunun iptal edilebilecek tasarrufları, alacaklılarından mal kaçırılmasına yönelik olarak yapılan ivazsız veya aciz halinde yapılan tasarruflar ile alacaklılarına zarar verme kastıyla yapılan tasarruflardır.
İ.İ.K.'nun 283/11 maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü kişi nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkum edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın o tarihteki gerçek değeridir.
Somut olayda borçlu davalı M. S. ile diğer davalı N. T. arasında Noterde düzenlenen 1.5.2006 tarihli gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca N. T.'a ait taşınmaz üzerinde yapılacak binada 2, 4, 6, 8, 9 ve 11 numaralı bağımsız bölümlerin yüklenici olan M. S.'a kalacağına ilişkin anlaşma yapılmış olup, borçlu davalı M.'e kalması gereken ve davaya konu edilen 6 numaralı bağımsız bölümün 22.12.2006 tarihinde N. tarafından M. S.'a, onun tarafından da 26.12.2006 tarihinde davalı S. G.'e, S. tarafından 1.3.2007 tarihinde dava dışı H. K.'a, H. tarafından da davalı Döne K.'a satılmıştır.
Dava konusu 6 numaralı bağımsız bölümle ilgili olarak en son kayıt maliki Döne K. hakkında dava açıldığı halde Döne'nin taşınmazı satın aldığı H. K. davaya dahil edilmemiştir. Bu durumda dava dilekçesinin H. K.'a tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra davanın esasına girilip hüküm kurulması gerekirken bu yönler gözardı edilerek 6 numaralı bağımsız bölüm ile ilgili taraf teşkili sağlanmadan davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Diğer yandan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği davalı borçlu yüklenici M.'e düşen 2 numaralı bağımsız bölümün halen davalı arsa sahibi N. adına kayıtlı olduğu, ancak eldeki dava açıldıktan sonra davalı arsa sahibi N. ile diğer davalı yüklenici M. arasında noterde düzenleme şeklinde imzalanan 9.1.2008 tarihli ek sözleşmede 2 numaralı bağımsız bölüm ile 3 numaralı bağımsız bölümün takas edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı alacaklı dava dilekçesinde, davalı borçlu yüklenici M.'ten olan alacağı sebebiyle başlattığı icra takip dosyasında İ.İ.K.'nun 94/2 maddesine göre aldığı yetki belgesine istinaden kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği davalı borçlu yükleniciye devredilmesi gereken 2 ( 3 ) numaralı bağımsız bölümün arsa sahibi adına olan tapu kaydının iptali ile yüklenici adına tescilini talep etmiştir.
Yerel mahkemece de dava bu şekilde nitelendirilerek kabulüne karar verilmiştir.
Bu dava İ.İ.K.'nun 277. ve müteakip maddelerinde yer olan ... borçlunun mal kaçırmak amacıyla 3. şahıslara yaptığı tasarrufun iptaline ilişkin istemi içermemektedir. İ.İ.K.'nun 94/2. maddesi hükmü gereğince borçlunun başka bir sebeple iktisap ettiği, ancak henüz tapuya tescil ettirmediği mülkiyet hakkının borçlu namına tescili alacaklı tarafından istenebilir. Yasanın bu hükmüne dayanarak alacaklı tarafından bu davanın açılabilmesi, ancak icra dairesinden bu konuda alınacak yetki ile mümkündür.
Somut olayda, davacı alacaklıya İ.İ.K.'nun 94/2 maddesi uyarınca dava açması için icra dosyasından yetki verildiği hususu uyuşmazlık konusu değildir.
İ.İ.K.'nun 277. ve devam maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davaları ile aynı yasanın 94. maddesine dayalı açılan tapu iptali ve tescil davaları ayrı yargılama usulüne tabi oldukları açıktır.
O halde, eldeki dosyada İ.İ.K.'nun 94. maddesine dayalı olarak açılmış olan tapu iptal ve tescil davasının, tasarrufun iptali davasından tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilerek sürdürülmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı S. G.'in 8 numaralı parselle ilgili tüm temyiz itirazlarının reddi ile bu parselle ilgili usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı N. T.ın sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı S. G.'in ve N. T. temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davalı N. T. ve S. G.'e geri verilmesine, 14.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy