(2004 S. K. m. 96)
Dava: Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı 3. kişi şirket temsilcisi, Afyon 1. icra Müdürlüğünün 2007/3057 Esas sayılı dosyasından, kendilerine ait olup borçluya kiraya verdikleri Panosonic marka TV ve sinema sistemlerinin 13.1.2009 tarihinde haczedildiğini belirterek, İ.İ.K.'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulüyle anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davaya konu malların borçlunun elinde iken haczedildiğini, satış ve kiralama ilişkisinin danışıklı olduğunu belirterek, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacı şirketin davaya konu malları ve içinde bulunduğu taşınmazı 19.2.2008 tarihinde satın aldığı ve daha sonra borçlu şirkete kiraya verdiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3. kişinin İ.İ.K.'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz 13.01 2009 tarihinde, borçlulardan A. S. U. huzurunda yapılmıştır. İ.İ.K.'nun 96/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararınadır. Bu yasal karine aksinin davacı 3. kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekmektedir.
Takip dayanağı borç 1997 yılında imzalanan kredi sözleşmesinden doğmuştur. Borcun doğumundan sonra 13.10.2004 yılında borçlu şirket ortaklarının %99 hissedarı olduğu A... Yatırım A.Ş. kurulmuş ve davaya konu hacizli mallar ve içinde bulunduğu taşınmaz 19.2.2008 tarihinde davacı şirkete satılmıştır. Davacı ise yine borçlu A. S. U.'ın %99 hissedarı olduğu K... Yeminli Mali Müş. Ltd. isimli firmaya 1.2.2008 tarihinde, henüz satın almadığı taşınır malları kiralamıştır.
Tüm bu olgulardan, borçlu A. S. U. ve onun ailesine ait H... A.Ş.'nin borcun doğumundan sonra A... Yatırım A.Ş.'ni kurarak ve kendilerine ait taşınır ve taşınmaz malları bu şirket üzerinden danışıklı olarak davacı 3. kişi şirkete devrettiği, yine kendileri tarafından kurulan bir başka şirket tarafından kiralanmak suretiyle kullanıma devam edildiği anlaşılmıştır.
Yapılan bu işlemler, alacaklılardan mal kaçırma amacına yönelik danışıklı işlem niteliğinde olduğundan davalı alacaklı yönünden sonuç doğurmayacağı açıktır. Bu durumda, davacı 3. kişinin davasının reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 12.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy