(6762 S. K. m. 4) (1086 S. K. m. 197)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı, müvekkiline ait aracın trafik kazasında hasarlandığını, ihbara rağmen davalının zararı karşılamadığını belirterek şimdilik 25.000 TL'nin hasar tarihinden işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili yetki ve işbölümü itirazında bulunarak sigortalı aracın sürücüsü ile 3.kişiye ait aracın sürücüsünün anlaşmalı maddi hasarlı trafik kazası tutanağı düzenlediklerini, trafik görevlilerine bildirilmediğini, kazanın şaibeli ve hasarın fahiş olduğunu, kazanın oluş şekliyle hasarlar arasında uygunluk bulunmadığını, bunun tesbit bilirkişi raporu ile de belirlendiğini, doğru ihbar yükümlülüğüne uyulmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüyle 25.000 TL hasar bedelinin kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Türk Ticaret Kanunu'nun 4 üncü maddesine göre tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda tanzim edilen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Davacıyla davalı sigorta şirketi arasındaki uyuşmazlık mutlak ticari işlerden olan kasko sigorta poliçesinden kaynaklanmaktadır. Dava Asliye mahkemesinin görevine giriyor ve orada ticaret mahkemesi varsa görevli mahkeme ticaret mahkemesidir. Ticari olan dava Asliye mahkemesine açılırsa davalının işbölümü itirazında bulunması gerekir. Bu itiraz, davanın başlangıcında, esasa girilmeden önce ve cevap dilekçesiyle ilk itiraz şeklinde yapılmalıdır.
Somut olayda davalı vekili süresi içinde verdiği 19.2.2010 havale tarihli cevap dilekçesi ve H.U.M.K.nun 197 nci maddesi uyarınca duruşma gününe kadar uzatılan cevap verme süresi içinde ibraz ettiği 2.3.2010 havale tarihli dilekçesinde davanın ticari dava niteliğinde olduğunu iş alanı bakımından bu davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini Mersin Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğunu belirterek işbölümü ilk itirazında bulunmuştur.
Davanın açıldığı Mersin'de ayrı Ticaret mahkemesi bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece uyuşmazlığın T.T.K.da düzenlenen kasko sigorta poliçesinden kaynaklanması sebebiyle ticari dava olduğu gözetilerek davalı vekilinin süresinde yaptığı iş bölümü itirazının kabulüyle dava dosyasının iş bölümü yönünden görevli Mersin Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da olumsuz hiç karar verilmeden işin esasına girilerek yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı Ergo İsviçre Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davalı Ergo İsviçre Sigorta A.Ş.'ye iadesine, 20.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy