(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 2, 3, 85)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 1.656 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı şirkete trafik sigortalı aracın sürücüsünün olayda tamamen kusurlu olduğunu, davalının ihtara rağmen hasar bedelini ödemediğini belirterek 1.656 TL'nin 4.8.2010 temerrüt tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sigortalının kusuru oranında araç başına azami 15.000 TL poliçe limitiyle sorumlu olduğunu, olayın karayolunda değil şantiye sahası içinde meydana geldiğini, karayolu dışında meydana gelen olay sebebiyle zarardan sorumluluklarının bulunmadığını, avans faizi istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüyle 1.600 TL tazminatın 4.8.2010 tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, T.T.K.nun 1301. maddesine dayanılarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı E... Sigorta A.Ş.'nin zarara sebep olan aracın trafik sigortacısı olduğunu ileri sürmüştür. Trafik sigortası, işletenin KTK'nun 85 inci maddesinde düzenlenen hukuki sorumluluğunu teminat altına alan sigorta türüdür. Bir zararın trafik sigortası kapsamına girebilmesi için o zararın motorlu araç tarafından karayolunda meydana getirilmiş olması gerekir. 2918 Sayılı KTK'nun 3. maddesinde karayolu, trafik için kamunun yararlanmasına açık olan arazi şeridi, köprüler ve alanlar olarak tanımlanmıştır. Ancak anılan Kanunun 2. maddesinde de bu kanunun karayolunda uygulanacağı hükme bağlandıktan sonra, aksine hüküm bulunmadığı hallerde, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlarla park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu trafiği için faydalanılan yerlerin, erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da bu kanun hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Somut olayda, davalı sigorta şirketi vekili, cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasında rizikonun meydana geldiği yerin karayolu olmadığını, şantiye sahası olduğunu, zararın sigorta teminatı dışında kaldığını savunmuş maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında kazanın Atakaş nizamiyesinde meydana geldiğinin belirtilmiş olmasına rağmen bu husus araştırılarak kazanın askeri birime ait nizamiye içinde kalan şantiye sahası olup olmadığı tespit edilmemiştir.
Bu durumda mahkemece, davalı sigorta şirketi vekilinin savunması üzerinde durulup, mahallinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak kazanın meydana geldiği yerin karayolu veya karayolu sayılan yerlerden ya da askeriyeye ait nizamiye alanında bulunan şantiye sahası olup olmadığı, rizikonun trafik sigortası kapsamında kalıp kalmadığının tespitiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı E... Sigorta A.Ş.vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davalı E... İsviçre Sigorta A.Ş.'ye iadesine, 06.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy