(2004 S. K. m. 96)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı (3. kişi), davalı alacaklı tarafından borçlu aleyhine Şişli 3. İcra Müdürlüğünün 2009/27347 sayılı dosyasından yapılan takipte, haciz tarihinden önce noter satış sözleşmesi ile satın almış olduğu 34 ... ... plakalı araç üzerine haciz konulduğunu ileri sürerek, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; dava konusu aracın satış sözleşmesinin takip kesinleştikten sonra düzenlenmesi nedeniyle, satışın muvazaalı ve alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3. kişinin İİK. nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Davalı alacaklı tarafından borçlu aleyhine 16.9.2009 tarihinde icra takibi başlatılmış ise de dava konusu 34 ... ... plakalı araç haciz tarihinden önce 04.1.2010 tarihinde noter satış sözleşmesi ile borçlu tarafından davacı 3. kişiye satılmış, haciz şerhi ise satıştan sonra 06.1.2010 tarihinde araç kaydına işlenmiştir. Davacı 3. kişi 2918 Sayılı Yasanın değişik 20/d maddesine uygun şekilde düzenlenen satış sözleşmesi ile haciz tarihinden önce aracı borçludan satın almış olup, satış tarihinde araç mülkiyetini kazanmıştır. Noter satışından sonra aracın davacı adına trafikte tescil edilmemiş olması satışı geçersiz kılmadığı gibi, satışın trafik siciline işlenmesi idari bir işlemdir.
Öte yandan, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, aracın kasko değeri üzerinden satışının yapıldığı ve borçlu ile 3. kişi arasında akrabalık, organik bağ vs. türden bir ilişki bulunmadığı anlaşıldığı gibi, davalı alacaklı tarafından 3. kişinin kötüniyetli olduğunun ve borçlu ile 3. kişi arasında alacaklıdan mal kaçırma amacına yönelik muvazaalı işlemler yapıldığının ispatı yönünden dosyaya herhangi bir delil sunulamadığı da görülmektedir.
O halde, bu maddi ve hukuki olgular karşısında, mahkemece araç maliki bulunan davacının açtığı davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı (3. kişi) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3. kişiye geri verilmesine, 20.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy