(818 S. K. m. 45) (YHGK. 15.06.2011 T. 2011/17-142 E. 2011/ 411 K.)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılama sonunda davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacılar vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalı EGS Sigorta'ya ZMSS poliçesi ile sigortalı olan ve müvekkillerinin murisi Rukiye'nin içerisinde yolcu olarak bulunduğu araç nedeniyle meydana gelen kazada vefat ettiğini bildirerek davacı anne Türkan için 3.500 TL, baba Ali için 3.500 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden veya başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah ile anne için toplam talebini 18.309 TL.na, baba için 18.309 TL.na yükseltmiştir.
Davalı EGS sigorta vekili, meydana gelen kazada ölen davacıların murisinin aracın işleteni olduğunu ve tazminat talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, ölen Rukiye'nin kendisine ait araçta yolcu olarak bulunduğu sırada kazanın meydana geldiği ve 3.kişi sayılamayacağı, davacıların olay nedeniyle doğrudan bedensel bir zarar görmedikleri, yansıma şeklinde oluşan zarardan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı'nın sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacıların ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtıklarına, ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacağına; dolayısıyla araç sürücüsünün veya işletenin tam kusurlu olmaları halinde, desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyeceğine; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı sigorta şirketi, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile, destekten yoksun kalan davacılar da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, mahkemece davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağının kabulü gerekir. H.G.K. 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 esas 411 karar, H.G.K. 22.2.2012 gün 2011/17-782 esas 2012/92 sayılı kararları da bu yöndedir.
O halde, mahkemece toplanan deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 11.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy