(2004 S. K. m. 96)
Dava: Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı 3.kişi, İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün 2009/2144 Takip Tekirdağ 2. İcra Müdürlüğünün 2009/276 Talimat sayılı dosyasından 30.3.2009 tarihinde haczedilen mahcuzların kendisine ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulüyle haczin kaldırılmasını, %40 tazminatın tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçlunun adresinde ve huzurunda yapıldığını, borçlunun davacı adına iş yaptığını, işyeri devrinin muvazaalı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı borçlu, haciz adresinin kendisine ait olmadığını davacının ihtiyaç olduğunda montaj işini yaptığını sürekli davacıyla birlikte çalışmadığını, senede haciz adresini yazdığını belirtmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; davaya konu haczin borçlunun takip konusu senette belirttiği ve ödeme emrinin tebliğ edildiği adresin taşındığı yeni adreste ve borçlunun huzurunda yapıldığı, mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olduğu, karine aksinin davacı üçüncü kişi tarafından geçerli ve güçlü delillerle ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İ.İ.K.nun 96. ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir.
Mahkeme gerekçesinde belirtildiği gibi davaya konu haciz, borçlunun senet ve tebligat adresinin de belirtilen adresin taşındığı yeni adreste ve borçlunun huzurunda yapıldığından mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olup davacı 3.kişi tarafından karine aksinin güçlü ve inandırıcı delillerle ispatlanması gerekir.
Tekirdağ Belediyesi İş Hanı yönetiminin 5.1.2010 tarihli yazısı. Vergi kayıtları ve yoklama fişlerinden davacı 3.kişinin borçtan önce senet adresinde 6.6.1994 yılında mefruşat ve manifatura üzerine işe başladığı, 1.2.2009 tarihinde de kendi taşınmazı olan haciz adresine taşındığı, davalı borçlunun ise Lüleburgaz adresindeki işyerinde perde çeyiz işi sebebiyle 1.8.2005 tarihinde işe başlayıp 17.9.2007 tarihinde işi bıraktığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu haciz sırasında davacı ve borçlu, borçlunun davacı tarafından hazırlanan perdelerin montaj işini yaptığı belirtilmiş, davacıya ait SGK kayıtlarıyla da bu beyanlar desteklenmiştir. O halde davacı ve borçlunun haciz adresinde birlikte çalıştıkları ispatlanamadığından davacı tarafından sunulan 12.3.2009, 30.5.2008,13.6.2008 tarihli fatura içeriğindeki mallarla hacze konu malların aynı olup olmadığı yönünden mahallinde keşif yapılması, malların aynı olduğunun tespiti halinde, sunulan fatura dip koçanları istenerek faturayı düzenleyen şirketle davacının ticari defterleri üzerinde yaptırılacak mali müşavir bilirkişi raporu ve gerektiğinde faturayı düzenleyen şirket yetkilileri de tanık olarak dinlenerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı 3.kişinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davacı 3.kişiye iadesine, 11.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy