(2004 S. K. m. 44, 96) (2918 S. K. m. 20) (818 S. K. m. 179)
Dava: Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı üçüncü kişi vekili, Aydın 1. İcra Müdürlüğü'nün 2009/1177 Takip sayılı dosyasından 10.3.2009 tarihinde trafik kaydına haciz konulan 09 D 2335,09 D 2466,09 D 3275 ve 09 D 4252 plakalı araçları noterde yapılan sözleşmeyle hacizden önce 31.12.2008 tarihinde satın aldığını belirterek istihkak iddiasının kabulüyle haczin kaldırılmasını dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, takip konusu borcun doğumundan sonra davaya konu dört aracın aynı gün davacıya satılmasının mal kaçırma amacına yönelik muvazaalı bir satış olduğunu, davacıyla davalının aynı işkolunda çalıştıklarını, davacının davaya konu araçlar dışında işyerini de davacıya devrettiğini belirterek İ.İ.K.44 ve B.K.179 uncu maddeler gereğince davanın reddini savunmuştur.
Borçlu, araçların davacıya ait olduğunu belirterek davayı kabul etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; davacı tarafından davaya konu dört aracın hacizden önce satın alındığı, mülkiyet hakkının noter satış sözleşmesiyle alıcıya geçeceği, davalı tarafından açılmış bir tasarrufun iptali davası bulunmadığı, alacaklı tarafından satışın muvazaalı olduğu öne sürülmüş ise de iddiasını kanıtlayıcı delil sunmadığı, borçlunun ticari faaliyetine devam ettiği ticari faaliyetini terke yönelik bir durumu olmadığı, araçların 14.1.2009-14.1.20010 dönemi sigorta poliçelerinin davacı adına olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu araçlar üzerindeki haczin kaldırılmasına, davalı alacaklının kötüniyeti ispatlanamadığından kötüniyet tazminatıyla mahkumiyetine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İ.İ.K.96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir.
2918 Sayılı KTK'nun 20/d maddesi uyarınca araçların satış ve devrinin geçerli olabilmesi için sözleşmenin noterde düzenleme şeklinde yapılması gerekir. Satışı resmi şekle bağlı sözleşmelerin danışıklı olduğu ileri sürülebilir. Davalı alacaklı ayrıca iptal davası açmadan satışa dair noter senedi ve trafikteki kaydın danışığa dayalı olduğunu iddia ve ispat edebilir.
Somut olayda davaya konu dört araç, takip konusu borcun doğumundan sonra ve takipten önce aynı gün davacı 3. kişiye satılmıştır. Davacı şirketle borçlu yönünden adres ve ortaklık yapısı bakımından ortaklık bulunmamakla birlikte Didim'de aynı iş kolunda faaliyet gösterdikleri anlaşılmaktadır. Davacı 3.kişinin borçlu gibi tacir olduğu ve borçluyla aynı ilçede aynı iş kolunda faaliyette bulunduğu, davaya konu araçların ticari araç olması ve borçlunun ticari emtiasının mühim bir kısmını oluşturduğu göz önüne alındığında davacı 3.kişinin basiretli bir tacir gibi davranmadığı aynı gün borçludan dört araç satın almasının onun iyi niyetini göstermeyeceğinden davaya konu araç satışlarının alacaklıdan mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olduğu bu satışların iyiniyetli alacaklının haklarını etkilemeyeceği göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına ve peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davalı alacaklıya iadesine, 25.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy