(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki tespit - istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya ait, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın 8.8.2000 tarihinde çalındığını ve bedelinin davalı sigortalıya ödendiğini, aracın daha sonra bulunduğunu, davalının feragatname ve muvafakatname başlıklı yazıyı vermesine rağmen, aracı müvekkiline ya da gösterdiği kişiye devretmediğini belirterek, aracın müvekkili adına tescilini istemiş, bozmadan sonra ise, sigortalı, aracın mülkiyetini devretmeyi kabul etmediğinden, ödenen 2.250.00 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, aracın hurda bedeline karşılık 1.800.00 TL alındığını, bu meblağın faizsiz olarak aynen iadesine ve aracın kendilerine teslimine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 11. H.D.'nin 21.6.2007 tarih, 2006/6797 Esas ve 2007/9487 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davaya konu aracın davalıya aidiyetine, davalıya ödenen 2.250.00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminatın davacıya iadesi lüzumu bu dava neticesinde verilen hüküm ile ortaya çıktığından ve olayın özelliğine göre, alacağa faiz işletilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigortası poliçesinden kaynaklanan istirdat istemine ilişkindir.
Davalı sigortalı, çalınan aracının bulunmasından sonra Yenimahalle 4. Noterliğinin 29.1.2002 tarih ve 02870 yevmiye numaralı Feragatname ve Muvafakatname başlıklı belgesi ile, 2.250.00 TL sigorta bedelini aldığını ve sigorta şirketini ibra ettiğini, aracın devir işlemini sigorta şirketine veya onun göstereceği gerçek veya tüzel kişiye yapacağını, satışa imkan sağlayan bir vekaletname vereceğini bildirmiş ise de, kendisine aracın devrini vermesi için bir ihtarname çekilerek temerrüde düşürülmediğinden, en erken dava tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü ile, istirdadına karar verilen miktara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy