(2918 S. K. m. 96) (1086 S. K. m. 83, 91, 95)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki sürücüsü ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın müvekkiline ait araca çarpması sebebiyle aracın hasarlandığını araçta meydana gelen 10.155 TL hasar bedeli, 141,30 TL tespit dosyası masrafları olmak üzere toplam 10.296,30 TL tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, kazanın çoklu kaza olduğunu KTK. 96. maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresinin beklenmesi gerektiğini belirtmiştir.
Diğer davalılar duruşmalara katılmamış, savunma yapmamıştır.
Mahkemece, Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacı davadan feragat ettiğini beyan ettiği gerekçesi ile davanın feragat sebebiyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece tazminatın tahsiline dair verilen karar davalı sigorta şirketinin temyiz talebi üzerine tespit dosyası giderlerinin tazminata eklenmiş olması ve sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu tutulmamış olması nedenleri ile bozulmuştur. Mahkemece Yargıtay bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sırasında davacı asil 14.4.2011 tarihli celsede bozma ilamına uyulmasını ve davadan feragat ettiğini belirtmiş mahkemece davanın feragat sebebiyle reddine karar verilmiştir.
H.U.M.K.nun 91. maddesi gereğince davaya son veren taraf işlemlerinden biri olan feragat, davanın taraflarından birinin (davacının) netice-i talebinden vazgeçmesidir. Feragat yalnız mevcut davadan değil, o dava ile istenen haktan da vazgeçme anlamına gelmektedir. Davadan feragat neticesinde feragate konu teşkil eden hak tamamen düşer ve artık bir daha davaya konu yapılamaz. Davadan feragatin açık, kesin ve koşulsuz olması, gerekir. Davadan feragatin, kesin hükmün sonuçlarını doğurucu nitelikte olması sebebiyle bütün bu özellikleri içermesi zorunludur. Feragat davayı sona erdiren kesin bir usul işlemidir (H.U.M.K. 95) Feragatten dönülmesi ve H.U.M.K.'nun 83. maddesine göre, ıslah yolu ile feragatin hükümsüz kılınması olanaksız ise de, davacı feragatin hata, hile veya ikrah sebebiyle geçersiz olduğunu aynı davada ileri sürebilir.
Davacı asil temyiz dilekçesinde ise davaya konu tazminatın ödendiğini belirtmiş, duruşmadaki beyanının davaya konu haktan feragat anlamında olmadığını, davaya konu tazminatı aldığını belirtmek için söylediğini feragatin anlamını bilmediğini belirterek temyiz etmiştir. Bu hale göre mahkemece davacı asilin duruşmadaki beyanının davadan feragat beyanı mı yoksa davanın konusunun kalmadığı yönünde bir beyan mı olduğu belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 14.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy