(2918 S. K. m. 109)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı sebebiyle reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirkete trafik sigortalı aracın yaptığı trafik kazasında müvekkiline ait karayolu tipi oto korkuluklarına zarar verdiğini, dava dışı sürücünün olayda asli kusurlu olduğunu belirterek 1.467,63 TL tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davaya konu trafik kazasının 12.4.2006 tarihinde meydana geldiğini davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra 2.6.2009 tarihinde açıldığını sigortalının kusuru oranında azami 5.000 TL poliçe limitiyle sorumluluklarının bulunduğunu belirterek zamanaşımı sebebiyle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 2918 Sayılı KTK'nun 109/1 maddesi uyarınca davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Trafik kazasından doğan zararın tazminine dair dava, zarar görenin zararı ve zarar vereni öğrendiği tarihten itibaren 2 sene ve her halde haksız fiil tarihinden itibaren 10 senede zamanaşımına uğrar. Zarar görenin tüzel kişi olması durumunda zamanaşımının başlangıç tarihi, tüzel kişinin dava açmaya emir vermeye yetkili organının başka bir deyişle o makamı işgal eden kişi ya da kurulun durum hakkında bilgilenmesiyle başlar. Onlardan başka bir organın bilgi sahibi olması, tüzel kişilerin zararı ve zarar verenin kim olduğunu bilmesi anlamında sayılamaz. Somut olayda davacı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nda tüzel kişi olup davalı vekilinin zamanaşımı definde bulunması karşısında davacı vekili, yetkili organın davaya konu olayı 26.3.2009 tarihinde öğrendiğini ve aynı tarihte dava açılması için olur verildiğini zamanaşımı süresinin bu tarihte başladığını ve davanın 2.6.2009 tarihinde süresinde açıldığını savunmuş buna dair belgelerin dosyaya sunmuştur.
Bu durumda, dava açılması için emir vermeye yetkili organın faile ve zarara 26.3.2009 tarihinde muttali olduğu ve davanın da 2 yıllık zamanaşımı süresinde 2.6.2009 tarihinde açıldığı anlaşıldığından mahkemece işin esasına girilip oluşacak sonuç çerçevesinde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde olay tarihinden dava tarihine kadar zamanaşımı süresinin geçtiğinden bahisle davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi ve şekline göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy