(6762 S. K. m. 1301) (818 S. K. m. 50, 51, 141, 142, 146) (2918 S. K. m. 88)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda: kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 16.000 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı aracının trafik sigortasından 2.000 TL tahsil edildiğini, davalının kaza tesbit tutanağına göre 8/8 oranında kusurlu olduğunu, davalı ve dava dışı araç işleteni aleyhine, Yalova İcra Müdürlüğünün 2005/3068 Sayılı dosyasında 14.000 TL asıl alacak ve ferileri yönünden icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaliyle takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı duruşmalara katılmadığı gibi davaya yazılı olarak ta cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle Yalova İcra Müdürlüğünün 2005/3068 Sayılı dosyasındaki icra takibinin 6.000 TL asıl alacak ve 3.710,67 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.710,67 TL. lık kısmı hakkında davalı borçlunun itirazının iptaliyle takibin devamına inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş: hüküm, davacı B... Sigorta A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Dava itirazın iptali şeklinde T.T.K.nun 1301. maddesine dayanılarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
B.K.nun 50,51. maddelerinde düzenlenen müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri B.K.nun 141,142. maddeleri gereğince borcun tamamından sorumludurlar. Nitekim 2918 Sayılı K.T.K.nun 88 maddesinde bir motorlu aracın katıldığı kazada bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunların müteselsil olarak sorumlu tutulacağı hüküm altına alınmıştır. Zarar gören dilerse sorumlulardan birisine dilerse hepsine veya bir kısmına karşı dava açabilir. B.K.nun 146. maddesi uyarınca sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre birbirlerine rücu hakları da mevcuttur.
Somut olayda davacı icra takibini tam kusura ve teselsül hükümlerine dayanarak yapmış ve davalının itirazı üzerine eldeki davayı açmıştır. Kusur durumu hakkında Adli Tıp Kurumundan alınan raporda dava dışı 3. aracın sürücüsüne de kusur verilmiş ise de. müteselsil sorumluluk hükümlerine göre bu kaza sonucu meydana gelen davacıya kasko sigortalı araçtaki hasarın tamamından davalının sorumlu tutulması gerekirken yazılı olduğu biçimde %50 kusur oranına isabet eden tazminattan sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı B... Sigorta A.Ş vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davacı sigorta şirketine iadesine, 17.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy