(5684 S. K. m. 14) (Güvence Hesabı Yönetmeliği m. 16)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının sürücüsü olduğu aracın karıştığı kazada vefat eden şahsın mirasçılarına, aracın geçerli bir trafik sigorta poliçesi bulunmadığından Güvence Hesabı tarafından toplam 11.594.00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. ve Yönetmeliğin 16. maddesi uyarınca bu meblağın faiziyle birlikte rücuen tahsili için başlatılan ilâmsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek itirazın iptaliyle takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, aracın trafik sigortasını yaptırma zorunluluğu dava dışı malik/işletene ait olup, Güvence Hesabı'nın rücu davasını da işletene yöneltmesi gerektiği, davalı sürücüden rücu hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davalının sürücüsü olduğu aracın sebebiyet verdiği kaza nedeniyle Güvence Hesabı tarafından zarar görenlere ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesinde, rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için Güvence Hesabı'na başvurulabileceği belirtilmiştir.
Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 16/a maddesinde, hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle; kusurlarıyla zarara neden olanlara veya zarara sebebiyet veren motorlu aracın kullanılmasında işletene ve/veya işletenine karşı sorumlu olanlara rücu hakkının kullanılacağı hükmü yer almaktadır.
Bu durumda mahkemece, davacı Güvence Hesabı'nın ölenin hak sahiplerine ödediği tazminatı davalı sürücüden rücu hakkının bulunduğu gözetilerek, işin esası incelenip karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 28.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy